15 Nisan 2018, Pazar
saat: 20:47


Anlamak çözmeye yetmez...

Fırtınanın ortasında su alan bir gemi de sigarasını yakmış oturuyordu... Şimşekler ardı ardına çakarken, yıldırımlar birbiri ardına isabet ederken, hiç istifini bozmuyordu... Bütün lanetler hayalet olmuş üzerine çökerken bir sigara daha yakmayı tercih ederdi... Normalde adeti değildir ama sigarayı sigara ile yaktı... Herkes etrafta koşuyordu, çaresizce... Batmasını beklemek yerine patlatmak mı gerekirdi acaba?...

Behzat Ç ile Anakin skywalker ruh hali arasında gidip geliyorum... Ne kadar dengesiz bir durum...

Gözlerinde endişe yoktu artık... Nefret insanın her tarafını kapladığı zaman gözleri görmesi gerekenleri görmemeye başlar... Nefret insanı yalnızlaştırır... Etrafta bir sürü jedi var... Hepsi sabır diyordu... O ise artık sıkılmıştı... Hepsini birden ışın kılıcıyla öldürüp sonra çekip gitmek istiyordu... Canının istediğini yok edip geri kalanına hükmetmek istiyordu... İnsanın her zaman güce zaafı olmuştur... Sonu hep hüsran... İnsan tüketmeye ve yok etmeye proglanmıştır... Gereksizdir belki de... İnsan aklıyla kurulan hiçbir düzen baki kalmaz... Dev aynalarının hepsini kırmak lazım...

Giyotin ile zevk için kafa kesmek nasıl bir fantezidir... Nikotin ile zevk aldığını zannederek ölüme yaklaşmak fantezinin dibi midir?...

Yeryüzü sallanırken çayını yudumluyordu... Tüm yeryüzüne lanet yağıyordu ateş olarak... İnsanlar yanıyordu, insanlar kaçışıyordu... Güneş sanki bir karış tepende gibi... Sıcaklığı derini eritecekmiş gibi geliyor... Tüm dünya yansa yok olsa, umrunda değildi sanki... Belki yok olmasını istiyordu herşeyin... Belki dinamitleri kendi koymuştu... Yansın, yıkılsın tüm dünya... İnsanoğlu hak etmiyor hiçbir şeyi...

Mutluluğun ve huzurun fiyatı kaça söyler misiniz?... Alabilen varsa gelsin... Zamanı hesap etmeden yapılan her denklem hüsranla sonuçlanacaktır... Günü kurtarma hevesleri...

Kafasını dizlerine koydu... O saçlarını okşarken gözlerini kapatmaya korkuyordu... Ya rüya olmasından korkuyordu... Ya da gözlerini kapatınca göreceklerinden korkuyordu... En çok istediği şey artık beyninin tatil yapmasıydı... Düşümekten yorulmuştu... Olması gereken sınırları koyduğu için iblis tüm gücüyle ona saldırıyordu... Bir duvarda devamlı çatlak oluyordu... O duvar başında lanetlendiği için bir türlü sağlam olmuyordu...Gözleri açıktı hala... Aklından çok farklı olaslıklar geçerken kendini yeşil kanepe de yalnız uzanmışken buldu... Gözlerinin önünde canlanan sadece bir diziden bir sahne... Bir yalan hayalin parodisi kendi hayatı için...

Hak dersen senin gelmendir... Hakkın sevmesi ve o gelmesin demesidir... Labirentin içinde kurtulmak mı?... Labirenti herşeyle beraber yıkıp herşeyi bitirmek mi?... Bazen gerçekten dünya umrumda olmuyor... Dünya bensiz de döner...

Bu hayatta yaptığın herşeyin bir dönüşü vardır... Tek hesaplayamadığın zamandır...

Her hasarın bir temeli vardır... Bu yolda emeği geçenlere kısas diliyorum...



istanbul
hosting