14 Ocak 2020, Salı
saat: 19:32


Heralde aynı kokulara, duygulara ve hayallere tutunarak bir yirmi yılı geride bıraktım, hatta belki yirmibese yaklasiyordur.
Gerçekten de, arada büyük boşluklar oluşmuş olsa da, içimde hala canlı, gece saat dokuzda yemekten sonra odasına çekilip, sırtını kalorifere dayayıp radyo dinleyip kitap okuyan arkadaş.
En azından, fiziksel olarak aynı olmasa da, hayal kurma biçimimiz aynı kendisi ile.
İnsan gençken hayalleri çok güçlü oluyor.
Ben de hep hayalleri güçlendirmeye yönelik, cesaretlendirici hikayelerle büyüttüm kendimi.
Tabii hayatım "ölü ozanlar derneği"ne döndü sonra.
Artık büyüdüğüm topraklar miydi kaderim, ülkenin o tozlu sokaklarında yürüyen insanlar tıpkı welton academy hocaları gibi tutucu muydu, yoksa sokakların kendisi mi welton academy gibi antik ve toz kokuluydu da izin vermedi bilemiyorum, fakat orada yesillenen hayallerim bir bir faciaya dönüştü yıllar boyunca.
Belki hayallerimi besleyecek insanlar bulamadım orada, belki de kendim zaten hayallerime yetişemedim, bilemiyorum.
Hayal ettiği insan olamadığı için üzülen kaç kişi kaldı ki bu progresif zamanlarda?
Bir insanın yalnızlığı hiç mi değişmez yirmi yılı aşkın süre boyunca? Hep mi kendini yeni ve daha güçlü hayaller kurmaya teşvik eder?
Herneyse, sonuçta insan realizmi alt edemiyor. Bunun için ciddi girişimlerde bulunursa neil'ler ölüyor, nuwanda'lar okuldan kovuluyor.
Bu kitabı on beş yasında okuyan bir insan, bu gerçeğin farkına en geç yirmi yaşında varır. Kendisi nuwanda olup bir kere okuldan atılır, normal insanlari kafasında bir kere neil' e dönüştürüp öldürür.
Sonra oturur, hiç ses çıkarmadan sisteme boyun eğer, yok yok, bir kere cikar "o captain my captain" diye bağırır sıraların ustunden. Yani pek çok mantıklı insan bunu bile yapmadı. Benim çevremde ise genelde bunu yapanlar oldu.
Ben ise, takıldım kaldım bu gibi kitaplara, bir kere okusaydim keşke. Defalarca okudum. Altlarını çizip çizip yazdım. Bakış açımın nasıl geliştiğini anlamak için bir yıl sonra okuyup farklı renkli kalemlerle altlarını çizdim, sonra yeni yorumlar yazıp karşılaştırdım.
Şimdi otuzbes yaşında, yine okuldan atılmış nuwanda gibi hissediyorum. Bütün neil'lerim öldü, ya da başka bir deyişle hepsi sıranın üzerine çıkıp, hocalarına son bir selam çakıp olmaları gereken doktorlara, mühendislere dönüştüler.
Ben hala "maybe i am a dreamer, but i am not the only one" diye geziyorum.
Halbuki, hayatım boyunca yalnızdım.


istanbul
hosting