21 Ocak 2012, Cumartesi
saat: 12:50


çok derin çok ağır bi uykuya gömülüyorum. sabaha kadar uyanmicak kadar derinlere. uyuyorum uyuyorum uyuyorum. sonra yavaş yavaş denizin dibinden yüzeye çıkar gibi uyandığımı hissediyorum. yavaş yavaş vücudumu hissetmeye başlıyorum. hani sahilde oyun olsun diye kuma gömersin ya bazen vücudunu, sonra ayağa kalkarken üstündeki ağırlık hafifler kumlar vücudundan akar, onun gibi açılıyo zihnim. yüz yıl uyumuşum sanki, yatmaktan sırtım ağrımış üzerine yattığım kulağım acımış, öyle bi uyku yorgunluğu var üzerimde. tepeme bi şey çökmüş gibi bi ağırlık göğsümde -hep dipten yüzeye yolculuğun uzunluğundanmış gibi geliyo. sanki epey zamandır nefesimi tutuyorum -ya da nefes alamıyomuşum bilmiyorum- gibi ciğerlerimi patlatıcak gibi odadaki tüm havayı içime çekiyorum. ben sabah oldu uyku bitti hatta uyuyakaldım leş gibi sanırken, odanın karanlık olması kafamı karıştırıyo, "uykunun ortasında sabaha karşı uyandım demek ki" diyorum. elimi saate atıyorum, -her gece yatarken alarm kurduğum için biliyorum- yattığımdan beri 5 bilemedin 6 dakika olmuş. olcak şey diil. hiç diil. hadi 2 saat olmuş olsa mesela neyse ama 6 dakika mı? 6 dakika mı??

eskiden de ara sıra olurdu ama son zamanlarda sıklaştı iyice, tuhaf.

istanbul
hosting