|
24 Ocak 2012, Salı
saat: 21:31
Yağmurlu bir akşam Cihangir'de dolaşmaya çıktım. Paltomun yakalarını kaldırıp, ellerimi cebime soktum ve kendimle yalnız kalabildiğim nadir mekanlardan birisi olan Cihangir Camii'ne doğru yola çıktım. Yolda bir kedi gördüm, ıslanmıştı salak, "Gir arabanın altına ıslanma Allahın hıyarı" diye arabanın altını işaret ettim. Suratıma baktı, tekrar işaret ettim, "Hassiktir lan" der gibi pati işareti yaptı. "Bana ne lan senin kahrını ben mi çekecem salak kedi?" dedim. Kedi bu sefer sinirlendi, gerek miyavlayarak gerekse pati bacak işaretleriyle bana bir şeyler anlatmaya başladı. "Hep böyle yapıyorsun, hemen tartışmadan kaçıyorsun, hiç insan gibi bir şey konuşamıyoruz" gibi bir şeyler miyavladı kedi. "Sen başlatıyorsun hep ulan. Sana arabanın altına gir diyorum, ıslanma diyorum, siktiri çekiyorsun, bıktım artık bu tartışmalardan, yeter artık enerjim tükendi anlamıyor musun?" dedim kediye. Mırrrladı kedi, tekrar el kol hareketleriyle bir şeyler miyavlamaya başladı "O zaman artık bitsin bu, daha çok yorulmayalım o zaman" şeklinde bir şeyler miyavladı ve arkasını dönüp koşa koşa karanlığa karıştı. Arkasından baka kaldım. "Ne kadar yalnızım ulan!" diye ağladım. Ben ağladığımı sandım aslında ama meğersem göz yaşı sandığım yağmurmuş. Yokuştan aşağıya doğru yürüdüm camiiye. İmam uyuyordu galiba. Usulca girdim camiiye. En soldaki banka oturdum. Kız Kulesi'ne baktım. "İçinde kız var mıdır?" şimdi acaba diye düşündüm. "Varsa hemen gideyim lan" dedim. Ama bu gibi düşünceler aslında aklımı kemiren uykumu kaçıran, geçmişimden beri peşimi bırakmayan o lanetten kaçıştı sadece. Geceleri rahat uyuyamıyordum ki, nasıl uyuyayım? İçine sıçtığımın pişmanlığı bırakmıyordu ki peşimi. Bu sefer gerçekten ağlamaya başladım. Ayağa kalktım, demirliklere doğru yürüdüm. Gökyüzüne baktım. Ağzımı açtım tam haykıracaktım boğazıma bir damla yağmur suyu kaçtı. Hemen panikledim belki radyasyon vardır diye. Tükürdüm. Bu sefer Kız Kulesi'ne bakıp haykırmaya karar verdim. Döndüm Kız Kulesi'ne ve sesim çıktığı kadar bağırdım: "İçimde bir uktedir fasulye ve nohut deneyiiiiiiiiiiiiiii laaaaaaaaaaaaan" dedim. İmam lojmanının ışığı yandı. Merdivenden inme sesleri duyuldu. Kapı açıldı. Başında takkesi alt pijamanın üstüne giydiği ceketle kaşları çatık üstüme geliyordu. "Ne bağırıyorsun lan terbiyesiz herif, Allah'ın evi burası. Dine saygın yok bari burada yaşayan insanlara saygı göster" dedi. Sarılıp ağladım imam efendiye. İçimdeki baba özlemini onun vücudunda bulmuştum. İmam efendi de yumuşadı. Başımı okşadı. "Ne oldu evladım niye ağlıyorsun?" dedi. "İçimde bir uktedir fasulye ve nohut deneyi" dedim. "İçimde bir uktedir fasulye ve nohut deneyi nedir evlatcağızım?" dedi. Başımı kaldırıp imam efendiye baktım. "İmam efendi sen yoksa Ekşi Sözlük'çü müsün, niye benden tanım istiyorsun ki şimdi? Çocukluğumun haykırışıdır imam efendi. Oldu mu şimdi?" dedim tekrar ağlamaya başladım. Oturduk banka. İmam efendi eve gitti, iki sallama çay yaptı getirdi. "Ben bunları sevmiyorum aslında ama pratik, şimdi zaman pratik olma devri." dedi. Uzattı bana. "Anlat. Ne bu fasulye nohut?" dedi. Ufka baktım, çaydan bir yudum aldım ama hemen hoh hoh hoh yaptım dilim yanmıştı, çok sıcaktı. "Çoook eski be imam efendi." dedim. "Çocuktum o zamanlar, altıma bile sıçıyordum. Neyse oraları geçelim. İlkokuldaydım. Bir kız vardı, ona aşık olmuştum ama konu o değil imam efendi. Bir biyoloji dersinde idim. Hoca bir ödev vermişti. Yoğurt kabında karanlık ve rutubetli bir ortamda fasulye ve nohut yetiştirecektik ama ama ben yapmadım onu imam efendi. Yapmadım hühhü. Yapamadım. Ve yalandan ödev verdim ama imam efendi her gece her gece rüyalarımda o fasulyeyle nohutu görüyorum.içimde ukte kaldı imam efendi, o fasulye ve nohutun nasıl saçaklandığını görememek içimde bir uktedir kaldı imam efendi, öğrenemedim hiçbir zaman ve şimdi de her gece uykularımdan uyandırıyor beni imam efendi anlıyor musun". Dudaklarım titriyordu ağlıyordum resmen. Başımı omzuna gömdü imam efendi. "Ağlama dedi yarın gel bize benim oğlan yapıyor o deneyi gösteririz sana. hem yengen de ayşe kadın fasulye yapar yersin." dedi. | ||
|
|
||