28 Ocak 2012, Cumartesi
saat: 03:13


Bir dolu içim, sanki çözülmeye başlasam bir daha sus(a)mayacakmışım gibi geliyor. Çoğu zaman boğazımı düğümleyen, kelimeler cümleler takılıp kalıyorlar, yazıya dökülseler bir şey değişecek mi sanki, yoo. Ama nedense aklıma gelenler hep cümleler şeklinde oluyor. Ve aklımdayken o kadar yakışıklı cümleler olduğu halde yazdığımda fazlasıyla klişe ve sıradan bir hale dönüşüyor.
Bunun en büyük sebeplerinden biri olabilir, zihnimdeyken çok daha özgür olan ifadeler yazmaya başladığımda kasılan zihnimle birlikte sansürleniyor. Sansür deyince çok uçuk kaçık şeylerden bahsetmiyorum, yine de ortaya dökülecek diye otosansür ister istemez uyguluyor beyin. Bana ne demek kolay bir şey gibi gözükse de teoride, pratiğe vurduğumuzda o kadar da kolay olmuyor.
Evet bir kere daha nasıl yazamadığıma dair bir yazı daha yazmış bulunuyorum. Halbuki sorsan bu günce hesabını özellikle böyle aklıma gelen gündelik şeyleri kaydetmek amacıyla açmıştım fakat hesabı açtığımdan beri doğru dürüst bir şey yazmadım, yazdıklarım da nasıl yazamadığımla ilgili. İroni mi dersin, ne dersen de.

Ben yine arada, yazamamakla ilgili yazmak için gelirim. Nasıl olsa dönüp dolaşıp yerimde sayıyorum.

istanbul
hosting