02 Şubat 2012, Perşembe
saat: 00:43


olaysız gün olaylı sorular getirebiliyor. bir gün sonu sorusu olarak aklınıza geliveren yaşamınızda sık sık karşılaştığınız ama farketmediğiniz sorunun ta kendisi olabiliyor..

bu beni dertlendiriyor. şöyle ki diğer insanlar biriyle karşılaşıp ondan hoşlandıklarında bence şöyle bi soru sorma gereği duymuyorlar kendi kendilerine: "bu adam fantezi mi yoksa cidden hoşlandım mı?" .. en azından herkes sormuyordur kendine bunu..

ben bir takım elemeler yapıyorum. ama sağlıklılar mı emin değilim. mesela şu kitapçı.. fantezi olduğuna karar verdim zira kitapla bağı olan pek çok kimseyi çekici bulmuşluğum gibi bi durum var.. bir kitap-kitapçı geçmişim de olduğuna göre(4adam sayabilirim) dedim bu herif fantezi..

müzik.. evet. müzikle ilişik şeyleri çekici bulmak da yüz yıllık bir hikaye.. kızlar sanatçı adam sever. peki. o herif de fanteziydi diyelim.

politika.. ama nasıl? güzel bir soru. yine de can sıkıntımın yediği enercim sebebiyle duymamazlıktan gelerek bodoslama dalayım: karşı duruş seksidir. beni her zaman tahrik etmiştir. berbat bir denklemle buna da fantezi diyelim.. (böyle de 3 adam saymış oluyoruz)

evet.

geriye bir tek kişi kalıyor. en uzun ilişkim. sevmedim mi, sevdim. ama.. amalar yüzünden bitmiş bir ilişki idi.. uyumlu parçalar bir süre sonra yerlerinden çıkıp gitti.. dert değil değillemesine de eğer fantezi olmayan oydu dersek, 10 senelik ilişki geçmişimde bi kez fantezi olmayan beraberliğim olmuş.. bu çok sinir bozucu. fantezi ve gerçeği yanlış konumlandırıyorumdur belki de. ki umarım öyle. ama bence değil :S

herneyse.

gerçekten hoşlandığım biri ile..
hayır cümle yanlış başladı.
gerçekten hoşlandığım biri kim? nasıl? ne tarz tiplerden hoşlandığımız sabit midir? fantezi ile nasıl ayrılır?

bilsem..

istanbul
hosting