|
03 Şubat 2012, Cuma
saat: 04:21
Aslında her şey gözlerinizin önündedir. Gizli saklı bir şey yoktur. Hatta bırak gizli saklıyı her şey o kadar aşikar ve nettir ki hani, öyle değil de şöyle diyecek bahaneniz bile kalmaz. Fakat yine de kör bir inatla inkar etmek, görmezden gelmek, her şeye rağmen bütün gördüklerine, imkansızlıklara rağmen olanları yok saymak neden? Mazoşist misin diye düşünürsün bazen, nedir bu işin büyüsü? Bu aklı başında insanın kendine yapacağı zulüm değildir çünkü. Ama çoğu zaman bir cevap bulamazsın. Her defasında haksız olduğunu fark edersin. Bu sefer son dersin ama sözünden ne kadar hızla döndüğünü gördüğünde sen de şaşakalırsın. Yine küfredersin o zaman, salaksın dersin, sen adam olmazsın dersin, sen ki kendini bu iğrenç pozisyona bile bile sokuyorsun, bunlar sana müstehak dersin, dersin babam dersin. Sonuç: sanki o kadar lafı diyen sen değilsin. Her şey başa döner. Hiç yaşanılmamış gibi olanlar, eski hamam eski tas... Hayat işte, bir kısır döngü tutturmuş herkes, kimi memnun döngüsünden, kimi kızgın kendine ama memnun olan da kızgın olan da aynı hızda devam ediyor yaşantısına. Çünkü yeniden başlamak cesaret ister, az buz bir cesaret değil hem de. Kafaya format atmak gibi bir şey. Keşke bu kadar kolay olsa, keşke atabilsek ve bütün zararlı insan, düşünce ve huyları sıfırlayabilsek ve tertemiz bir sayfa açabilsek hayatımızda. Hani o çocukluğumuzda yazdığımız hatıralar gibi, bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için... | ||
|
|
||