07 Şubat 2012, Salı
saat: 02:49


Önceyi tahmin ettiğim günlerden birindeydim. Sanki yaşamadan bilmek gibi. Hastane odaları, steril düşünceler ve ben eminim ordan geldiğime. Fakat bu durum geçmişten emin olmak gibi değil, gördükce yaşamı eminim. Beyazın beyaz olmadığı bir kordinatta enlem-boylam hesaplarına benzeyen kalp atışlarım. Müziğin ruhuna uygun serzenişler. Bazı insanların gözlerinde yaşlar bekler.
O güne dönmek gibi bir histi damarlarımdaki hareketlenme. Kırmızı bir suratın bir adamla karşılaştığı o ''ilk'' an viski şişeleri, bedensiz düşler ve farklı bir ülke... Gitmek, dönmek falan... Bazı insanların gözlerinde perdeler vardır.
Duygularını kontrol altına al dedi güvendiğim kirpikler, sanki hiç zamanında ıslanmamış gibiydiler. Gözlerim bir üçgenin 30 derecelik açısıyla çatıda.
-sen nereden bilebilirsin ki?
Bazı insanların gözaltındaki torbalar tüketimi hatırlatır.
Kendim için hiçbirşey yapmadım şu hayatta derken bir kedi kadar bir sonraki andan eminsizdim. Kafasını görünmez cama carptı. Bazı insanların akılları karışıktır.
Omuzlara yüklenen yaşama sevinci, omuriliği yolculuğunda. Ciğerlerini emen kar yağışı, hava durumu sunan sarışın kadının fönlenmiş saçlarını ıslattı. Bazı insanların yerini sigara bile dolduramaz.
Ne kadar çok kağıt alırsan, o kadar çok yazarsın dedi. Gördüğüm hikayelere eşittir yazacağım her harf dedim. Ben senin için sadece bir hikaye miyim dedi, o kadar güzel değilsin dedim. Bazı insanlar her anı ütü yapıyor gibi yaşar.
Güzellik kavramı kaçıncı yüzyılda çıktı acaba dedi, seni tanıdığımdan çok daha önce olduğuna eminim dedim. Bazı insanları aldatmak güzeldir.
Bazen sonraki beş dakika içinde ölmeyeceğine emin olabilirsin ya işte ben şuan öyle güzel bir andayım. Biliyor musun akciğerlerimiz havayı içine çeken süngerler gibidir. Akciğerlerimize oksijen yerine sigara dumanı çektiğimizde ! ölüm-katran-acı. Sigara içiyorum çünkü ölmemem bir şans hala yaşıyor oluşum bir mucize gibi. Bazı insanlar asla değişmez.

istanbul