07 Şubat 2012, Salı
saat: 18:14


gündelik hayat teorisi:

"gün içinde her çay içtiğimde kupada da içsem bardakta da içsem fincanda da, kabın boyutundan bağımsız olarak içinde aynı oranda (%40-60 arası) çay içemeden soğuyup kalıyor. özellikle bi yandan bi şeyler yapıyosam. demek ki ben çayı, sahiden canımın istediği kahvaltı gibi durumlar haricinde, yaptığım şeyi (çalışma masasını/film ya da kitap keyfini) tamamladığı için alıyorum yanıma. bi bardak sıcak çay hazır bulunsun elimin altında diye. muhtemelen annemden babamdan aldığım bir mütemmim cüz hissi. bi de ordan burdan topladığım sevdiğim kupaları kullanma hevesinden. ama kabın boyutundan bağımsız aynı oranı nasıl tutturuyorum her seferinde, onu çözemedim. gün içinde döktüğüm çayın haddi hesabı yok."

bak işte üf soğumuş bu yine. yenisini aliyim.. amaan üşendim mutfağa gitmeye, nasıl olsa yine içmicem.. yaz olsa biriktirir buzlu çay yapardım bugün döktüklerimi. hmm çişim gelmiş. e çay da aliyim bari kalkmışken. sıcak sıcak..

diye diye çay kupasıyla didişirken.

istanbul
hosting