|
07 Şubat 2012, Salı
saat: 19:38
insanlık bir garip uğraş. homo sapiens olarak 50 bin yıllık hikayemiz kendimizi tüketmek üzerine kurulu. önce yapıp sonra yıkıyoruz. ve bunu doğal döngü sanıyoruz. en kötüsü belki de bu açmaz içinde kendimizi tükettiğimiz için kendimize olan inancımızı da yitirip bir kurtarıcının gelmesini bekliyoruz. din kitaplarına bile girmiş bir kurtarıcının gökten inip şeytanı alt edeceği. dünyanın sonu vb. zamana ise kocaman bir öfke biriktiriyoruz. çünkü yaşamayı bilmiyoruz. fransız devriminde parisin çeşitli bölgelerinde birbirinden bağımsız olarak saat kulelerine ateş edildiği görüldü. tanıklardan biri şu sözlerle tarihe işlemiş; qui croirait! on dirait qu'irrités contre l'heure de nouveaux josués au pied de chaque tour tiraient sur les cadrans pour arrêter le jour. ve zaten hayal gücümüz yok. buna "güç" demiş olmamız bile nedensiz değildir. vardır muhakkak freudiyen bir bilinçaltı sızması. hayal gücümüz o kadar sınırlı ki 50 bin yıllık hikayemiz olan tarih bile tekerrürden ibaret. açık seçik ve klişe konuşmak gerekirse dibe vurmadan yukarı çıkılmaz. ve bu yalnızca bireyler için değil bütün için, leviathan için, devlet organı ve toplum için de geçerli. bana gelecek olursak, iyiyim. sevişin. | ||
|
|
||