|
09 Şubat 2012, Perşembe
saat: 13:31
Bazı insanların, oldukça eski arkadaşların, yıllanmışların, sen her ne kadar onlardan uzaklaşmayı istemiş ve bu isteğini başarmış olsan da, o iç gıdıklayan özleme yenilip geri dönmek istediğinde ve gözünü karartarak geri döndüğün herhangi saçma bir zaman diliminde, seni aynı şekilde, aynı hislerle bekliyor olduklarını görmek ve bilmek bazen çok güzel. Sanırım bu bir takım yaşanmışlıklara duyulan güven ve sığınma arzusundan kaynaklanıyor. Bazen ama... Bazen aynılık, yıkıma daha çabuk ve daha şiddetli ölçüde yeniden götürebiliyor. Bilmiyorum, bugün nedense herkese saldırdım. Birilerini sürpriz bir biçimde mutlu etmek bana tonla şeyden daha güzel geliyor, gülümsüyorum. Ama yalnızca gülümsetirken gülümsemek bile bana yettiği için de hep acı çekiyorum. Her şeyi, basitçe yaşayarak çözümleyebiliyorken, derin yarıklar içinde kalarak zar zor nefes almaya çalışmak... hıff bilemiyorum. Dün birileri bana gelirken geri, bugün ben birilerine gittim geri. Hiçbir adım yok ama ileri. Hayat işte, sokayım. Ama yarın tekrar kabuğumun karanlığına meyledip, herkesten kaçacağım. Kimisi düşündüğünden, kimisi düşünmediğinden işte... neyse. | ||
|
|
||