|
27 Ağustos 2014, Çarşamba
saat: 03:32
yine bir çığlık. kısıtlanmaktan nefret ediyorum birçokları gibi. yarım yaşamak zorunda olduğum bir şeyi hiç yaşamamayı tercih ederim. (doğru mu bu? bilmiyorum) (o adamın evlenmeden içine boşalmasına asla izin vermeyeceğini bilmen bile rahatsız ediyordu seni) hayatının en tarifsiz zamanları, en güzel sohbetleri ve toplum. yanlış yapmama isteği, insanların gözünün içine bakarken gözlerini kaçırmadan yaşamak. Bok var değil mi? bir gün sana madalya takacaklar. diyecekler ki... hiç bir halt demeyecekler. Her yanlışın üstü zaman denilen unutmak için var olan örtüyle örtülecek. herkes hayatını yaşayacak, hata yapacak çünkü onlar ölümlü ve sen onları anlayacaksın. bazen çok çirkin eleştireceksin, kızaracaklar, utanacaklar ama hayatlarını yaşamış olacaklar. diyeceksin ki her ölümlü hata yapar, hata yapmayan insan mı var. mantıklı açıklamalar, koca koca cümleler kuracaksın onları rahatlatmak için. ama o yanlışları yaparken, onların ne kadar mutlu olduğunu bildiğin halde onların bunları istemeden yaptıklarına kendini ve onları inandırıp hak vereceksin onlara. ama sen yapmadıklarından kendinle saçma bir gurur duyacaksın bir yandan da mutlu olmadığını fark edeceksin. bu da senin hayatın. bir Hakan Günday romanı daha okuyorum 'Daha'. hoş hepsini okudum bu da yeni elime geçti sayılır. kaybetmiş insanlar... deliliğin arkasına sığınarak istediğini yapan insanlar. herhalde sıkılmadan bu adamın romanlarını okuyabilen nadir kişilerden biriyim. çok büyük laf ettim, saçmaladım hatta, adamı okuyan bir dolu insan vardır belki de. ben sadece kendi küçük dünyamdan bahsediyorum. günce üst tarafa yazdıklarım ileride yazacağım bir yazının içeriği olacak. Gizlenerek (şöyle bildiğin şeyler aslında ama annenle babanın seviştiğini bilirsin ama dillendiremezsin ya hani onun gibi) yazılacak bir yazı olacak ya da ben onların hepsini sileceğim. bu gece çok şey itiraf ettim kendime ve buraya yazacağım her şeyi diye açtım bilgisayarı çok da kararlıydım. ama pişman olacağım şeyleri yazmamalıyım değil mi? çünkü zaman denilen örtü bana işlemiyor. unutmuyorum, unutamıyorum kendi yaptığım yanlışları. Günce bunu da yazmazsam olmaz işe başladığımda burada olan biri benimle ilgilenmiş. çok saçma yazdım ama önemli bir şey değil, sonra da birileri olmayacağını söylemiş falan filan. sorun birilerinin beni bir halt sanması. bunu kendimi küçük gördüğümden yazmıyorum ama benden öyle bir potansiyel çıkmaz. biraz daha kendime kalmalıyım, sorgulamalıyım. tamam şimdi saçmaladım. bunu uzatmayayım. söylemek istediğimi yazamadım neyse bugün kendimi sorgulamam sebep oldu bir şeyler. Yine hiç düşünmeden hayır dedim bana sorulan soruya(biri var tanıştırmak istiyorum seni ister misin? HAYIR. düşündüm şimdi yine hayır.), bir daha konusunu bile açmadım, tabii bir arkadaşıma yumurtladım hemen. birde buraya yazdım tam oldu... İşte böyle, iyiiym ben ve yarın 7 de uyanmalıyım. İyi geceler... | ||
|
|
||