|
28 Ağustos 2014, Perşembe
saat: 21:28
ne kadar uzun zaman olmuş. neyse, 20 gündür buraya yerleşmiş durumdayım. ve gerçekten iyi hissetmiyorum. baştan mı anlatayım? ilk hafta ne olduğunu anlamadan geçti. iki gün akrabavari insanlarla kaldım. sonra kendi evime yerleştim. kendime de not olsun. üçüncü gün. bisiklet bakarken bir adamla tanıştım ve birlikte schloss schwetzingen'e gittik. ağaç yeşil su sincap derken geçti. uyudum uyandım hala buradayım. sonraki birkaç gün shisha barlarda süründüm. nargile içmiyorum. ama ben yabancıyım. ve arkadaşsızım. bir gatheringde de kolombiyalılar, meksikalılar, arjantinlilerle tanıştım. sonra aramıza aldığımız üç adet almana etmediğimizi bırakmadık. almanlarla sorunum yok. ama ben yabancıyım. ve üçüncü dünyalılar pek eğlenceli. "shoes off german!" sonraki hafta halle'deydim. eski güzel dostlarla 7/24 dünyanın bütün meselelerini konuştuk. yollar uzun ve sıkıcıydı. doğu yokuşlu ve soğuktu. smoked beer, weiss bier, yok efendim scwharz derken dönüş biletimi cebime koydum, arada bir prag gezisi iptal ettim çünkü akıl sormadığım zaman akıl almaktan nefret ediyorum. bu pek açık olmadı ama kendim anlarım okuyunca geri. herkes çok partici, ben de insanları özlüyorum yazmıştım bir arkadaşa. sonra döndüm işte. ilk gün oryantasyonda 17 yaşında müslüman olan, 25 yaşında ateist olan ve şimdi de ex-muslims diye bir gruba katılmak için skype interviewleri yapan bir amerikalıyla tanıştım, heidelberg'e gittik, neckar'ın kenarında telefonumu kaybettim. galiba yaşadığım en güzel şey buydu. kendimi arayınca adamın biri telefonu açtı, bugün beni istasyonda karısıyla birlikte karşıladı ve telefonumu teslim etti. şarj bile etmişler. ben de onlara çikolata verdim. hayatlarımıza devam ettik. soğuk, yağmurlu, güneşliyken de regl oluyorum. kıllarımla savaşmaktan bıktım. özlüyorum herkesi. şimdi keşke ezgilerin balkonda puzzle yapsak da çay içsek. üstüne anıta gidip dondurma yesek o güzel dondurmacıda. gülsek de evlere dağılsak. homesickness böyle bişi mi? bu arada yabancılarşubesine kayıt olmadım. bir hafta zamanı varmış aslında. 20 gün oldu. bilmiyordum ben, desem de yeseler. yesinler çünkü bilmiyordum gerçekten. nereden bileydim. yani. | ||
|
|
||