21 Eylül 2014, Pazar
saat: 17:28


Nasil ki baskalariyla iliskimde bir gercegi dile getirmeyerek saklayabiliyorum... Sonra da bu pozisyonu, o gercek hakkinda yalan soyledigim hale gore ahlaki olarak daha iyi bulabiliyorum... Bazen de bir gercegin gerektirecegi sekilde davranmayarak aynisini kendime yapiyorum. Insanlarla iliskimde, sahip oldugumuz informasyonun ayni olmamasi nedeniyle karsimdakiyle aramda olusan dogal bariyeri kullanmak isleri kolaylastiriyor tabii. Kendimle olan iliskimde bunu yapmak olanaksizmis gibi geliyor. Gerceklerden kacmak icin tek yol kendime yalan soylemek, kendimi kandirmak? Oyle degil aslinda. Aklimiz ne kadar bizsek, bedenimiz de oyle. Hatta cogu zaman daha fazla. Bunu Merleau-Ponty'e baglayacak kadar kafam calissaydi...

---------

Tirnaklarimin uzadigini klavye uzerindeki infinitesimal performans dususunden anliyorum. Uzamis olduklarini degil ama. Uzadiklarini. Yani ne demek? Bu uretimle, performansla falan ilgili degil artik. Rasyonel dusunup, kullanilan enerji -- harcanan zaman -- uretilen katma deger analizi falan yok ortada. Duygusal bir seye donusmus iste. Bence bu erotik enerjinin (Eros) uretime aktarilmasi surecinde yilanin kuyrugunu isirmasi durumu artik.

istanbul
hosting