24 Eylül 2014, Çarşamba
saat: 15:09


"sözün unutularak kurulduğunu, kelimeler arasındaki boşluğun sadece unutmayla oluştuğunu, her şey hatırlandığı takdirde hiç bir şeyin birbirinden ayrılmadığını; söylenmeyen, yekpare cümleyi özleyen kişinin buna ulaştığında hayatının da bittiğini, bu bitişin bir sona gelerek ya da başa dönerek değil, hiç bir yere bağlanmayan tek bir hatırayı görmekle gerçekleştiğini anlamak zaman almıştı-bunu anlayan kişinin hayatı, hafıza kaybının kendisi olan hayat kadar bir zaman.// insan bir vakit sonra, belleğindeki hayallerle kendisine bir cemaat kurar; monarkı olmayan muhayyel bir monarşi," demiş Türker Armaner-Tahta Saplı Bıçak'da..

Nalan Barbarosoğlu da "yeni başlayan her gün için onarılmış hatıralar" diyor bunun için Okur Postası'nda.

velhasılı; boşversene azizim iyi gidiyoruz işte

istanbul
hosting