|
24 Eylül 2014, Çarşamba
saat: 15:12
dinler ve videolar ve sümükler ve sevgililer ve biz kendimle ilgili anılarım çocukluğumun belli bi noktasından sonra sona eriyo. çünkü o noktadan sonra ya başka bi insana dönüşüyorum ya da yok oluyorum. hangisi oluyo emin değilim. neden o noktanın öncesini kendim olarak nitelendirip sonrasında yok olduğumu falan düşündüğümü başka bi zaman anlatırım belki. ya da kesin anlatmam şimdi beklenti yaratmıyım:E neyse konuma dönecek olursam o noktadan önceki benin yok olduğuna emin olamamamın en önemli nedenlerinden biri o zamanlardan beri devam eden videoya çekiliyo olma hissim. çocukken her nasılsa etrafımdaki herkesten daha dindardım ve sürekli allahın beni izlediğini düşündüğüm için sınıf arkadaşlarıma ya da kardeşime salak gerizekalı falan dediğimde bile kendimi suçlu ve günahkar hissederdim. bi zaman sonra bu izlenme hissi paranoya mı desem bunun gibi başka herhangi bi hastalık bilmediğim için şu mu desem diyemiyorum şu anda da neyse işte öyle bi şeye dönüştü. her anımın videoya kaydedildiğini ve öldüğümde bütün videoyu baştan sona allahla beraber izleyeceğimizi düşünmeye başladım. her ne kadar allahla ilgili düşüncelerimden çoğu zaman içinde değişse de birlikte hayatımı izleyeceğimiz düşüncesini beynimde ilk günkü şiddeti ve tazeliğiyle muhafaza ediyorum. bugün yıllar yıllar sonra çok önemli bi şeyi ilk defa düşündüm. okuldan çıkıp dolmuşa bindiğimde yine etrafı sanki gözlerimde kamera varmış gibi izlemeye başladım. bu sanat filmi yönetmeni derinliği ve yoğunluğu neden hep dolmuşa bindiğimde geliyo bilmiyorum gerçekten. onu da bi ara düşüneyim. neyse. gözlerim olağanüstü bi teknoloji ürünü olduğundan gördüğüm şeylerle birlikte o şeyleri görmemin oluşturduğu düşüncelerimi de kaydediyomuş gibi daha önce bin kez gördüğüm şeylere tekrar şaşkınlık ve hayranlıkla baktım. ama kafamı ve göz bebeklerimi hareket ettirmek suretiyle aynı noktalara farklı açılardan bakarak her nokta için en doğru kadrajı yakalamaya çalıştım. sonra da kadrajıma sağlık aahahahhaha deyip kendi kendime espri yaptım. neyse sonra acaba dedim beni şu an nasıl çekiyo kamera. ve bunu dediğim anda oha hayatımı kendi gözlerimden izlemeyecek miyim yani diye düşünüp eşsiz bir aydınlanma yaşadım. kendi gözlerimden izleyecek olsam burnumu karıştırdığımı, götümü kaşıdığımı ya da kendi kendime yapıp kimsenin görmediğini düşündüğüm daha pek çok şeyi benim de görmem mümkün olmazdı. bu kadar basit bi şeyi o kadar zaman nasıl hiç düşünmemiş olduğuma inanamadım. neticede videoya alınma hissim kendi gözlerimin etrafta gördükleriyle sınırlı olamazdı. yani izlenme hissim kendi gözlerimden daha fazlasını yani allahın gözlerinin de varlığını gerektiriyordu. vay anasını her yol allahın varlığına ve birliğine çıkıyo. ben buraya varmayacaktım ama yine böyle oldu. bu da tesadüf olamaz bence. ya neyse sonuçta dolmuşta burnumu karıştırdım. sonra pencereyi açtım bulutlara baktım. sonra da sümüğümü pencerenin dış kenarına yapıştırdım. ilerde de allahla beraber izleyip ne hınzır ne yaramaz bi çocuk olduğumu konuşup gülüşürüz. çünkü bence böyle olmalı. son günlerde bazı insanlar görüyorum. ben genellikle yalnız dolaştığım ve yalnız dolaştığımda da etrafımdaki insanları sapık gibi gözlemlediğim için aynı zamanlarda aynı yerlerde bulunduğum ama hiçbir şekilde iletişim halinde olmadığım insanlar hakkında bile çok şey bilebiliyorum. şu sıralar yine sıklıkla bazı insanlar görüyorum ve sürekli bu insanları hiç tanımadığımı ama ya ilerde tanırsam da çok yakın arkadaşım ya da hayatımda önemli değişiklikler yaratacak kişiler olurlarsa diye düşünüyorum. ama neden böyle bi şey olsun ki. ben zaten hayatlarımızın özellikle benim gibi statik bi insanın hayatının değişmesini hiç anlamıyorum. neyse ama videoma bu insanlarla beraber kaydediliyoruz. hayatımın hayatının videosunda sürekli aynı yerlerde yan yana çıkıyoruz ama hiç konuşmuyoruz ama ben onları da izlicem mesela. ve şu anda hiç bilmiyorum videonun ilerleyen aşamalarında hala etrafımda olacaklar mı falan. aaay nası sıkıldım bi an kendimden:E neyse madem başladık bi kısa öyküye sevgililerden de bahsetmeden bitirmeyelim çünkü bugün bu konuyla sevgilileri de kapsayan bi şeyler geçti aklımdan. mesela sevgilimle hiçbir ilişkimiz olmadan 5 yıl aynı kampüsün içinde yaşadık. videomun çeşitli karelerinde illa ki bulundu. yanımdan geçtiğinde, aynı yerde yemek yediğimizde, aynı sınıflarda derse girdiğimizde, aynı servislere bindiğimizde ya da kubbenin altında ders çalıştığımızda falan. ama bu anların hepsinde yanında başka birileri vardı ve bi gün allahla beraber tekrar izlicez o anları da. o anların içindeyken, sevgilim benim hayatımın değil de yalnızca etrafımdaki insan topluluğunun bi parçasıyken bugün böyle olacağını hiç düşünmedim. bikaç gün sonra okula gidicez birlikte. ilk defa birlikte. muhtemelen garip hissedecek biraz ama bana söylemeyecek ve belli etmeyecek. hatta sorsam da beni rahatlatmaya yönelik cevaplar verecek. ben de garip hissedicem ama onun gibi olmam mümkün değil. ya ben aslında sadece kendi gördüklerimden oluşan bi videoyu izlemeyi tercih ederim. yani maksat benim yaşadıklarımı, yaptıklarımı bana tekrar baştan sona göstermekse bunları tekrar kendi gözümden görsem daha iyi olabilir. diğer türlüsü de heyecanlı olabilir aslında. trafik kazasında ölcem diyelim, araba çarpacak bana. kendime bakıyorum dışarıdan arabanın geldiğini, olayın nasıl geliştiğini karşıdan görüyorum. vizyona bak. kendimle ilgili dışarıdan izleyince en çok heyecanlanacağım şeyi düşününce ilk aklıma gelen trafik kazasında öldüğüm an. ya da hiç olmazsa videonun bi yerlerinde kesip allahla konuşsam mesela. burayı kaydetmesek olmaz mı desem ya da en azından kameraya geçip o anın kadrajını ayarlayıp sonra ana geri dönüp başlatsam. bence güzel olur. sırf etrafımda olduğu için her şeyin videoma girmesini istemiyorum. buna hakkım var bence. çok güzel. bugünü de böyle yedik. bugün 4 fareyi daha öldürdük geriye 7 tane kaldı. allahın belası gerizekalı fareler de deneyi bitirsin de kurtulayım artık. yeni aldığım neuroscience dersini de çok sevdim. belki seneye başka bi yerde tekrar master yapıp ondan sonra doktoraya başvururum. her gün değişen kariyer planlarımız ve demir ranza arkadaşlarımız ve biz isimli duygusal ve bir o kadar da akademik kısa öykümü de yakında yayınlayacağım. sevgiler. selamlar. | ||
|
|
||