26 Eylül 2014, Cuma
saat: 12:53


5'te yatıp sabah 7'de kalkıyorum. Bugün tartıldım. Tahminimden fazla hızlı veriyorum kiloyu.
Bugün sigaraya başlıyorum. Bunu hep söylerdim. Bir gün ölüme yaklaşırsam başlarım diye. 1 paket içmeden ölmeyeceğim.

Çok kederliyim. Sana içimdeki derin çökkünlüğü tarif edemem. Sadece düşünüyorum. Nette baktım. Kesin öldüren intihar yöntemleri diye. Mutlaka öldürenler kesmeli, parçalanmalı hep. Ben ölümden korkmuyorum ama ölürken acı çekerim diye çok korkuyorum.

Bir insan aynı şeyi aylarca düşünebilir mi? Sürekli nasıl olacak nasıl yaparım ya başaramazsam ya sakat kalırsam ve bunu tamamlayamazsam. Artık ailemin çekeceği acıyı da görmüyor gözüm.

Yoklukta bunu bilemeyeceğim. Acı çekecekler ama orada ben olmayacağım. Üzülecek bir ben olmayacak.

Ve bu defa kesinlikle ilaç içmem. Kurtarılma oranı çok yüksek ki bunu 2 defa yaşadım kendi deneyimimle.

En acısız intihar yöntemi boğulma imiş. Boğulma esnasında yani suda boğulma... İnsan hiç acı çekmezmiş. İşin dandik yanı burada deniz yok. Üstelik denize düşsem de boğulamam, ancak fırtına falan olması gerek ki ben de yüzemeyeyim.

Kendini asmak da benzer bir şey. Bu yüzden kendimi asmaya karar verdim, üstelik cesedimin tanınmayacak halde olmasını istemem.

İstanbul ziyaretimde bedenimi İstanbul Tıp Fakültesine kadavra olarak resmi olarak bağışladım. Özetle önce organlarım kullanılacak, sonra bedenim.

İçim huzurla dolu günce. Bunu düşündükçe hep o hikaye geliyor aklıma. Aç pars ve prens hikayesi.
Hani prens aç anne parsa bedenini yemesi için sunuyor ya.

Bunun için öncelikle şiirlerimi düzenliyorum. Bu gece bitecek şiir yazı düzenlemelerim.

Mail adresimin şifresini bırakacağım. Sanırım ufak ve kısa bir vasiyet olarak kitabımın çıkarılması olacak.

Sonra yapacak bir şeyim yok. Bu işi evde yapmam bu arada. Beni öyle bulmalarını istemem.

Bugün çok sakinim ve çok huzurluyum. İçim çok dingin günce...

Hiç paylaşmadığım bir şiirde de dedim. Belki Tanrı var ve belki diğer bir dünya var ve belki orada mutlu olma imkanı var. Belki kimsenin acı çekmediği, kör amcaların para için sokaklarda şarkı söylemediği, sakat köpeklerin bir dilim ekmek için insanlara kuyruk sallamadığı bir dünya var belki.

Az çok yakın olduğum bir sonsuzluğun huzurunu yaşıyorum. Çok acı çekiyorum ama sakinim.

En azından bir kurtuluşum var artık.


saat: 14:14

mezarimi yuksek yapin.
yar gelende golgelene.
yitirsem de ben bu canimi.
el yaninda gogsun' gecirme.

istanbul
hosting