|
13 Ekim 2014, Pazartesi
saat: 06:50
Seni bir daha göremeyecegimi düşünürken dünyanın 2miz için aslında ne kadar küçük oldugunu anladıgımda dahada baglandım sana. nazımın henüz vakit varken gülüm kitabındaki şiir gibi. bilirim sende seversin bunu. Henüz vakit varken, gülüm, Paris yanıp yıkılmadan, henüz vakit varken, gülüm, yüreğim dalındayken henüz, ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri Volter Rıhtımı'nda dayayıp seni duvara öpmeliyim ağzından sonra dönüp yüzümüzü Notrdam'a çiçeğini seyretmeliyiz onun, birden bana sarılmalısın, gülüm, korkudan, hayretten, sevinçten ve de sessiz sessiz ağlamalısın, yıldızlar da çiselemeli incecikten bir yağmurla karışarak. içimi titreten durusunu tüm organlarımı delip geçen bakısını sacının her bir telini belindeki gamzeni sözlerini anlamadıgım ama dinlerken kendimden geçtigim lara fabian sarkısı gibi seviyorum. ve sevgilim sana geliyorum. bana git deme nolur çiçekler açayım. ülkeme bir daha hiç gitmemek üzere bahar getir. sonsuz bi hıdırıllez olsun küflenmiş ruhumda. öyle bir gel ki bana düşman işgalinden kurtulan izmir gibi coştukça coşsun yaralı ruhum.. çocukken pazarları banyomu yaptıgım ve televizyon basına geçtigim parliament sinemaları kusagında heyecanla bekledigim batman filmi gibi bekliyorum senin bana gelecegin günü. içimdeki tüm saf duygularla senin olacagım günü hayal ediyorum. seni istiyorum, seni seviyorum. www.youtube.com/watch?v=3DSj59tXQys | ||
|
|
||