|
13 Ekim 2014, Pazartesi
saat: 13:07
Sağlıklı bir ilişki, daha doğrusu normal bir ilişki nasıl yaşanır? Bunu, bugüne kadar yaşayamamış olmak, bilinmezde yolculuk gibi. İçimden geçen her şeyi söylemek iyi bir şey mi? Hislerimi değil de davranışlarımı aşırı yoğun bir şekilde yansıtıyorum. Bu ekstra bir şey de değil gerçi. Abartmıyorum. Neyse onu yansıtmaya çalışıyorum. Dedim ya işte, bilinmezde yürüyorum ve sadece sezgilerim var. Kesinlikle korkuyorum. Giderse, peşinden koşmayacağımı da biliyorum. Gitmesin diye uğraşıyorum. Saçmalıyorum. Gülümsetiyorum. Eksik kalıyorum bir de. Çok çabalamam lazım, biliyorum. O gücü de içimde hissediyorum. Evet, ben onun için kendimle ilgili çok şeyi değiştirebilirim, diyorum. Bunu yaparken de kendimden ödün vermiş gibi de hissetmiyorum. İstiyorum, sadece onunla mutlu olmayı istiyorum. Çok uzun yıllardır kendimi, birisi için değiştirme gereği duymadım. Değiştirmekten kastım da en basiti aynaya bakarken "Nasıl görünsem, o beni daha iyi görür?" diye sormadım kendime. Umurumda olmazdı ki benim dıştan bakılıncaki halim. Ben, o kadarla yetindiğimi sanarak alıştırmıştım kendimi. Yarın giderse, belki yine değişemeyen adam rolüme dönerim. Belki de değişmiş olarak kalırım. Bunun cevabını da öğrenmek istemiyorum. Gitmesin, hep kalsın, öyle baksın bana sürekli. İlgi manyağı olsun, şımarsın. Hafif üşüdüğünde hemen hasta olup, öleceğini düşünürken ısıtayım hemen onu. Varlığıma alışsın, asla gitmeyeceğimi görsün. Güvensin o da bana. Bir süre sonra biteceğini düşünmesin. Bilsin, ne kadar gerçek olduğunu. İmkansızın da varlığını tatsın. Onunla sevişmek çok arka planda olsun. Aklıma bile gelmesin. Olması gerektiği zamanda olacaksa olsun. Yıllarca hiç olmasa da olur. Bir kadına gerçekten böyle bakmayalı, inanılmaz uzun zaman geçmiş gibi hissettim, ona ilk baktığımda. O ağladığı zaman, gözyaşlarını silmek değil derdim. Onun çektiği acıyı aynı şiddette hissetmek istiyorum ve hissedeceğimi biliyorum. Yıllarca insanlar öpüşürken gözlerini kapatmasını anlayamamıştım. Anlamsız geliyordu. Beni öpen bütün kadınları öperken, izliyordum onları. Ve onlar da hep gözlerini kapatıyordu. Daha onu öpmemişken, sadece sarıldığımda dahi gözlerim kendiliğinden kapanıyor. Etrafta olan biteni hissetmiyorum. Tek gerçeğin o olduğunu biliyorum. O yürürken, o otururken, o öyle dururken, bütün ilginin, gözlerin onun üstünde olmasını kıskanmıyorum. Onun sadece bana bakmak istediğine, benimle olmak istediğine inanıyorum. Evet, onu daha çok tanımadan, ona sorgusuz sualsiz güvenebiliyorum. Zerre kadar şüphe barındırmıyorum. O gerçek diyorum, öyle görmek istiyorum, öyle olsun istiyorum. Öylesin gerçekten değil mi? Asla, asla dememek gerekiyormuş onu da görmüş oldum. Aşık olduğumu sanıp da aslında sadece boşlukta olduğum kadınlara neler söyledim, neler yaptım. Ve onlardan hiç biri için bu kadar mücadele etmediğimi anlayınca farkettim, onlara karşı aslında sadece ufak bir his beslediğimi. | ||
|
|
||