|
15 Ekim 2014, Çarşamba
saat: 10:22
Bir gün New York'ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar … Gruptan biri, Kızılderili'dir … Yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin çıkardığı gürültü … Ve korna sesleri arasında ilerlerken … Kızılderili, kulağına çırçır böceği sesinin geldiğini söyleyerek çırçır böceği aramaya baslar … Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında bu sesi duyamayacağını … Kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam eder … Aralarından bir tanesi inanmasa da, onunla aramaya devam eder … Kızılderili, yolun karşı tarafına doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder … Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir çırçır böceği bulurlar ... Arkadaşı, Kızılderiliye: “Senin insanüstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?” diye sorar … Kızılderili ise; bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek … Arkadaşına kendisini takip etmesini söyler … Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar … Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin geldiği tarafa bakarak … Onun ceplerinden düşüp düşmediğini kontrol eder … Kızılderili, arkadaşına dönerek: Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir … Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin der … | ||
|
|
||