19 Ekim 2014, Pazar
saat: 02:11


Çok şey istemiyorum. Mesela bir sonraki yiyeceğiniz yemeğin, biraz daha azı ile idare edin. Bakmayın öyle, bunu başarabilirsiniz. Zaten o kadar fazla yediğiniz zamanlarda kapılardan zor geçtiğinizi düşünüyorsuz. Neyse, kapıları kapatayım.

O fazladan attığınızı hissettiğiniz ama aç gözünüz yüzünden dayanamadığınız lokmayı hiç atamayan insanların varlığını hayal edin. Çok zor değil bunu hayal etmek. Ben de yeni yeni etmeye başladım bunu. Bazen unutuyorum da. Olsun ama bir kere hayal etmek, hiç hayal etmemekten iyidir sonuçta. Etrafınızdaki ihtiyacı olanları bulun. Yardım edin onlara ama bağıra bağıra değil. Kimse görmeden. Kapılarına bir poşet bırakın mesela. Ya da alışveriş yaptığınız bakkala sorun "Kim var buralarda zor geçinen?", diye
Bişey yapın be işte artık. Bir maçı izlemek için o kadar çok para vermeyin. Evet, eğlenmeyin eskisi kadar. Zaten alıştıktan sonra gerçek eğlencenin ne olduğunu da göreceğiz. Biriktirin de demiyorum. Paylaşın, sadece paylaşın. Birazdan hepimiz aynı yerde buluşacağız zaten. Orada bizi bekleyen, ve oraya geldiğimizde bizi fark etmeyecek sayısını bilmediğimiz kadar çok insan var zaten. Madem aynı yere gidiyoruz, neden gittiğimiz yolda bencilce davranıp, yanımızdakine elimizi uz(a)tamıyoruz? Karnım acıktı yine yazarken. Ve bu sefer yemeden yatacağım.

istanbul
hosting