20 Ekim 2014, Pazartesi
saat: 05:16


doktoraya basladim gunce. dunyanin bir ucunda, kucucuk bir sehirde, her milletten insanin oldugu cok guzel bir kampusteyim. sansa bak. yakinda maasim da islemeye baslayinca daha da cirlop olacak.
genel olarak mutluyum, keyfim yerinde.
bu aralar kuzu biraz hasta, deneyleri pek ilerlemiyor ve hasta olmak icin cok kotu bir zaman :( acil yetistirmesi gereken seyler var cunku. umarim isleri yolunda gider, biraz stresli.
yeni bir eve cikma ihtimalimiz var ama su an yeterince paramiz yok onun icin. bakalim ne yapicaz. bugun bankalarla konustum kredi icin, buranin vatandasi olmadigimiz ve oturma izni sahibi olmadigimiz icin kredi veremiyorlarmis. babamlardan bir miktar istememiz gerekebilir. bakalim ne olacak.
hava bir iyi bir kotu. bazi gunler hava o kadar kapali ki kendini battaniyenin altina sokup sonsuza kadar orada kalmak istiyosun.
turkiyedeki zamanim cok hizli gecti, neredeyse hepsi laboratuvarda gecti hatta.
lanet tez bitti, savundum. konumla ilgili sofistike sorular vs beklerken bi juri uyesi "gen nedir" diye aptalca bir soru sordu. tezimi okumadan gelmis, elinde akilli telefon cik cik cik mesajlasmalar..saka gibi. o ortamdan kurtulduguma cok seviniyorum. burada, geldigim yerde degerli oldugumu hissediyorum.
cok isim var ama gozum korkmuyor, cok hevesliyim. simdilik bilgisayarimdaki problemler yuzunden yazi cizi islerimi henuz bitiremedim, ama problem degil.
turkiyede biraz zayifladim, burada da saglikli beslenmeye devam ediyoruz. 34 bedene henuz geri donemesem de yine de 36 gibimsiyim, neyse cok sikayet etmemem lazim. burdayken o kadar sacma beslendim ki, I had it coming resmen.
haftasonlari yerel organik pazara gidiyoruz ve sebze meyve filan aliyoruz, bu pazar da taze sut alabilecegimiz bir ciftlik kesfettik. buralar tam organik cenneti. henuz disarida cok yemek yiyemesek de benim de maasa gecmemle birlikte hayatimiz bir nebze daha rahat olucak. bunun icin sabirsizlaniyorum. para onemli degil filan diyolar ya. onemli kardesim, onemli. paran yok diye istedigin eve cikamiyosun, istedigin seyi yiyemiyosun, istedigin yere gidemiyosun. sonra da mutluyum ben hede hodo..yemeyelim birbirimizi lutfen.
ailemi yine her zamanki gibi cok ozledim. en cok da tarcini ozledim. nasi bogusasim var boyle mincirasim var, kriz gibi geliyo bazen.
barinaga tekrar gitmeye basladim. haftasonu sakin ve sessiz, hayvanlarla bol bol vakit gecirme firsatim oluyor temizlikten sonra. havalar duzelince yuruyuse de goturebilicem kopekleri. yasasin :)
onun disinda, buradaki turk arkadaslarimizla gorusuyoruz. favori ciftimiz d.o. tam kafadanlar, boyle bayinca filan onlar bizi ariyo, biz de onlari. en az uc yil daha burada olacaklari icin yalniz da kalmiycaz.
bakalim, bu doktora sureci nasil gececek. umarim yuksek lisanstan cok daha iyi olur, umarim cok sey ogrenirim, umarim iyi bir kariyerin baslangici olur ve daha basarili olurum zamanla. sans dile guncem.
turkiyeden ayrilmamizla birlikte bizi baglayan bircok inanc, kural, duzen gibi seylerden koptugumuzu fark ettik. ne dua ediyoruz, ne oruc tutuyoruz, ne de aman ne derler endisesi yasiyoruz herhangi bir sey icin. en basiti atiyorum sokak ortasinda sevgilini cort diye opebiliyosun, ve kimse sana donup bakmiyor. turkiyede oldugumdan daha serbest giyiniyorum ve hic kendimi kotu hissetmiyorum. daha ozgurum, daha rahatim, daha umursamazim, daha az sinirliyim. bu yuzden bu ulkeyi cok seviyorum. sadece uzak olmasi cok uzucu. bu sene biriktirdigimiz maasin hepsini yol parasina vermemiz gerekecek. cok sinir bozucu gercekten, onun yerine gezip tozup tatil filan yapabilirdik. oyle olunca iste..ya cok iyi bir is bulacaksin burda, ya da her yil turkiyeye gitmeyeceksin. ki ailelerimizi bu kadar ozlerken..cok zor. belki ileride daha yakin bir ulkeye tasiniriz, bilemiyorum.
oyle iste gunce. bir suru sey birikmis yazmaya yazmaya, daha cok gelmeliyim belki buraya. insan yazinca rahatliyor.


istanbul
hosting