|
24 Ekim 2014, Cuma
saat: 00:03
Zamanı bir türlü geri çeviremedim. Şu güne kadar hep onarılamayacak hata olmadığına inandım. Çünkü ben hep affettim, insanların beni onarmasına, ilişkileri düzeltmelerine izin verdim. Bundan tam 2 buçuk yıl önce tanıştığım, ilişkimi düzelticeğine inandığım ve bana yardım eden adama aşık olacağımı ve hayatım tam istediğim gibi giderken bir anda rayından çıkmasını bir türlü ön göremedim. Şimdi durum mu ne?... Karşımda bir adam var. Kendinden emin, kararlarından emin. Dostluğa inanmayan, 'her durum için başka arkadaşlar olmalıdır bir arkadaş yoktur binlerce vardır, dostluk ise hiç olmamıştır' görüşünü savunan, arkadaşlığımızı bu garip noktaya beni öperek getiren, herşeyin çığrından çıkmasına sebep olan hamleleri yapan ve şimdi de kocaman bir boşluğa atan bir adam işte. Seneler sonra bir umutla buraya yazmamı sağlayan bir adam. Anlamak istiyorum. Birine değer vermenin, onu önemsemenin, onun için düşünmenin neresinin kötü olduğunu anlamak istiyorum. Bana tüm bunları söylerken kafasından neler geçtiğini, bu kadar şey yaşadıktan sonra madem beni bu şekilde kabul edemezken neden hayatımdan çekip gitmediğini anlamak istiyorum. Evet bazen zamana bırakmak en iyisidir. Ama maalesef benim karakterimde bunu yapmak çok zor. Hayatımın 6 senesi insanların bana attığı kazıkları anlamakla ve en az hasarla çıkmakla geçti. Bunları yazarken kendime acımıyorum çünkü yaşadığım tecrübeler beni daha 'garantici' bir insan haline getirdi. İnsanların benim hakkımda ne düşündüklerini bilmeden hareket etmemeye başladım. Fakat bugün, karşımdaki insan ne geleceğe yönelik birşey söyleyebiliyor bana, ne de herşeyi tamamen kesip atabiliyor. Kafamda o kadar çok şey var ki, tüm bunları buraya yazmak istemem bile beni korkutuyor.. Şimdi nereden başlasam bilemiyorum... | ||
|
|
||