02 Kasım 2014, Pazar
saat: 19:05


Kul sıkışmadan Hızır yetişmezmiş lafı ne kadar doğru ya. Bir de duygularımı bu kadar yoğun hissetmek zorunda mıyım?

Böyle birşeyi hissediyorken iliklerime kadae hissediyorum onu. Bazen yorucu olabiliyor. Mesela birisinden hoşlanıyorum diyelim, ondan o an gerçekten çılgınlar gibi hoşlanıyorum böyle fışkırıyor vücudumundan. Her zerremle hissediyorum bunu. Mutlu mu oldum bedenimden çıkacakmış gibi hissediyorum. Bulunduğum yere sığamıyorum o an. Mutsuz muyum dünya iğrenç bir yer oluyor. Sanki yaşamanın hiç bir anlamı yok. Kendimi berbat hissediyorum. Hiç birşeye yaramaz bir zavallı gibi... Sevince böyle dünyanın en güzel en özel varlığı gibi değerli buluyorum. Kimsenin dokunmasına dayanamıyorum ona kimsenin konuşmasına katlanamıyorum.

Her duyguyu en uçta yaşıyorum. Hiç hoş değil. Mesela birisiyle konuşurken kafamda neler kuruyorum- kurmuş loiyorum aslında onunla ilgili.

Bir kızla konuşurken ona ilgim varsa ona resmen gelin adayı gibi bakıyorum. Evlilikle ilgili hiç bir fikrim olmamasına rağmen.

Hiç birşey yaşamadan hiç birşey paylaşmadan evlenilecek kız mı değil gibi saçma bir yargı ile yaklaşıyorum. Bir hoşuma gitmeyecek hareketinde ise gözümdeki değeri düşüyor bu sefer.

Bunları şimdiye kadae şok kez deneyimledim ve yaptığım yanlışları bir nebze de olsa gördüm. Bundan sonra daha bilinçli davranmak istiyorum.

En iyi bildiğin şey yıkıp dökmek. Lütfen kırıcı olma artık sevgili ben.

Lütfen biraz emek vermeye çalış ve emeğine değer ver.

istanbul
hosting