|
08 Kasım 2014, Cumartesi
saat: 00:05
Aslında içten içe yalnız kalacağımı hep biliyordum. Hayatta örnek aldığım kadınlara, ya da örnek alabileceğimi düşündüğüm kadınlara bak bir kere. Her şeyden önce annem dışında hepsinin düzgün bir ilişkisi olmamış, düzgün olmayan ilişkileri hep sonlanmış ya da hiçbir zaman yanlarında duracak birisi olmamış. Korktuğunun başına gelmesi mi dersin altıncı his mi dersin bilmiyorum.. Eskiden yalnızlığımı paylaştığımda, arkamdan oh diyecek insanların varlığı beni rahatsız ederdi. Artık etmiyor. Komik olan "geçimsiz" diye kendi boktan yaşantılarına kendilerinden verdikleri ödünlere ya da kendi sığlıklarına bakmadan, asli geçimsiz insanların arkamdan konuşma ihtimali de beni zerre ırgalamıyor artık. O yüzden alenen yazabiliyorum. Mutsuzluğumdan hüznümden mutluluk kaynağı çıkıyorsa insanlara ne mutlu. Mutlu olsunlar sıkıntı yok. Düşündüm de, benim kadar konuşmayı seven biri, bu telaş ve koşturma arasında artık kimle konuşacak diye. Sonra dedim ki konuşmaların zaten karşındakinin ilgi alanına girdiği bağlam içerisinde hep monolog olmaktan çıkabiliyordu be kadın. Ne olacak?! Hakikaten ne olacak? Susarım. Çok da zor değil, sanılanın aksine benim için susmak.Çok güzel susarım. Susabileceğimi öğrendiğim yaş biraz geçti belki benim için. Belki 5. sınıf bilmiyorum. O kadar kırılmıştım ki, yekpare oyun arkadaşım olan iki kıza da susmuştum. Günlerce iletişime geçmeye çalışmışlardı hatırlarım. Yüzlerine bakmıyordum bile. Sanki ettikleri laflar hiç yoktu benim için. Orada yoklardı. Bir süre beklediler sonra, sonra çok uzun bir süre beklediler. En son üniversite 1 deyken ben ayrıldık ordan. Yolda görsem tanımam.. Sonra lise 2 de koca bir sınıfa susmuştum ben yahu. Koca bir sınıf. Sevdiklerim, sevmediklerim. İnsanlara yaptıkları, birbirlerine yaptıkları ve bana yaptıkları binlerce adaletsizlikten sonra bir yerde bir olayda bam telim patlamıştı. Çok da sikim diyerek susmuştum. Eve gelip gelip ağlardım. Ertesi gün sınıfa aynı ifadesiz suratla girdiğimi hatırlarım. Baloya kadar sustum. Gelip özür dileyenler olmuştu vedalaşanlar olmuştu. Hiçbir şey yokmuş gibi yüzlerine gülüp susmaya devam ettim sonra... Sonra zaten bir yerde mecburen iletişime geçiyorsun. Ama susmak hakikaten zor değil benim için. Bir eşiği var sadece. Nereden nereye geldim. İçten içe hep yalnız olacağımı biliyordum işte. Dertlendiğimde de sana yazarım ara ara diyemiyorum sık sık diyeceğim. Zira o kadar sağlam susacağım ki kendimle konuşmaktan yakın zamanda sıkılır sana dökülürüm muhtemelen. Monolog. 3 senelik monolog. Bak bu ne kadar güzel olmuş orkun ^_^ -kes lan. ???? - kes.. ?!?! - öff hala mı konuşuyorsun O_o! -şaka yaptım şaka şaka yapma bana şaka. - nolcak anlayı versen? sevmiyorum yapma. kavga. sonra suçlusu ben. Her şeyin suçlusu benmişim. Bileyim istemiş. Tamam benim. Yeter ki daha fazla incinmeyim. Ben ben olmaktan çıktım yahu. Nasıl göremezsin? Tamam ben bok ettim. Yaşadığımız tüm olumsuzluklar benim. Ne yazık ki mükemmel sevgiliyi kaybettim tamam. Sen en iyisin. Peki. sıkıntı yok. çünkü ben susacak kadar yoruldum. benim için değerli olan her şeyin "sikindirik", paylaşmak için can atıp ilgilini çekmeyen her şeyin "dudak büzmelik" olmasındna yoruldum. Tamam benim yüzümden. Bilemedim benim için değerli şeylerin senin için boktan olduğunu ve senle paylaştım. saat: 00:29 O değil de bugün X bile "olm bu ilişkinin erkeği zeynep. Ben hayatımda orkun kadar ilgi manyağı adam görmedim" dedi. asdadas YA BEN NERELERE GİDEM YA | ||
|
|
||