|
12 Kasım 2014, Çarşamba
saat: 18:06
az önce birebir yaşadıgım bi olayı aynen yazıyorum. otele geldik aksama dogru gece usak'a gidecez bari biraz dinlenelim diye neyse odaya girdim. kocaman çift kişilk yatak bildigin yayla. atladım yataga. yatagın üstüne askıları bırakmıs andaval herifler. catır cutur sesler geldi. dedim aha gitti kaburgalarım. biraz sımarıkca atladım ondan oldu heralde diye düşünürken bi baktım 2 tane askı 3 parçaya bölünmüş. sonra neyse aldım bunları cöpe attım. yataga bu kez insan gibi uzandım. telefon calıyor. elime alıyorum telefonu, alo diyorum hala calıyor. sonra tekrar alo diyorum gene calıyor. megersem telefon diye tv kumandasını almısım kulagıma koymusum. ya bu aralar inanılmaz sakar ve şuursuzum ya. inşallah yollarda kendimi öldürtmem:/ birde yemek yerken yandaki cift ayrılık konusması yapıyodu. kız oglana, sen buradasın ama yüregin burada degil sen gittin kerem. cocuk tabi bu cümle karsısında beyin amcıklaması yaşıyor. ya hayatım sacmalama bak buradayım,yanındayım diyo. kız sartlandırmıs ya kendini, hayır hayır, aklın nerede yüregin nerede bana bedenin lazım degil bunlar lazım diyor. ruh hastasına bak amk. cocuga en sonunda diyecektim olm kız seni istemiyo işte seni istemiyorum demek için edebiyattan girdi felsefeden cıktı bosver sana kızmı yok. ama cocuga üzüldüm valla bellki seviyo kızı rengi benzi attı çünkü dertleşmek isterdim ne yalan söyliyim ben anlarım halden:/ ya işte böyle günce. manisadan aktaracaklarımız bu kadar söz tekrar istanbul stüdyolarımızda:S www.youtube.com/watch?v=3EO_e8SdHV0 | ||
|
|
||