18 Kasım 2014, Salı
saat: 16:08







günlerdir kalbimdeki ağrıyla uyanmaktan bahsediyordum ya işte o ağrının en büyük sebebi ortaya döküldü, bu ay sonu itibariyle işten ayrılıyorum.
içimde bir rahatlama olmadı değil nihayetinde aynı dili konuşmadığım insanlarla aynı yerde çalışıyor olmak eziyetti benim için, herkes birbirinden ve işinden nefret ediyor bu kesin.
zaten durumun buraya geleceği belliydi, kafayı bana takmış bir adamın sonsuz ısrarları ve neticede beklentisine karşılık bulamayışı falan.

üstesinden gelirim diyordum ancak bir kişinin ilgisini başka bir şekle dönüştürmeye çalışmaktan daha fazlası var.
etrafımda oluşturduğu çember yüzünden bulunduğum bölümdeki herkesin benden hoşlanmamasına sebep oldu, nihayetinde uzun zamandır burada çalışan insanlar. birden biri geliyor ve ayrıcalıklı davranılıyor iyi davranılması konusunda sürekli kıyıda köşede ikazlarda bulunuluyor noooluyoruz lan! der yani insan.
nihayetinde ben de çok güzel ön yargılarla gelmiş bir insanım aaa sekreter 65 yaşında ki patronla mı yatıyor ! bu sadece biri. nihayetinde beni ilgilendirmez ama -3 yaşındaki oğluyla gitmiş geçen gün patronun evine patron da hiç bi bok anlamadım demişse müdürüne e o da gelip her boku bana anlatıyorsa insan ister istemez iğreniyor her şeyden.
bana olan özel ilgisini bir sevgilim olması,davranışlarımda tutarlı söylediklerimde dürüst olmam sebebiyle makul bir ilişkiye çevirebiliriz sandım ancak herkesin bana karşı olmasını sağladıktan herkesin bir noktada bu özel ilgiyi anladıktan tepki aldıktan sonra sevgili edinmiş olsa dahi hiç bir şey sonrasında daha iyi olmuyor.

içim o kadar dolu ki her olayda olduğu gibi kendime kızgınlığım herkese duyduğum kızgınlıktan daha büyük.
ortamın bok bok olduğu zamanlar sanki ne zaman iyiydi ki! iş bulma süreci ne kadar sürecek nasıl olacak ne kadar kazanacağım şartlar cartlar curtlar....
o kadar bezmiş bir durumdayım ki hayatın gidişatından ve her insanın bıkkınlık veren serzenişleri el ele tutuşup toplu intihar etmek için bütün koşullar hazır sanırım!


hafta sonu aklıma gelen başıma geldi her durumla ilgili ikinci bir planı düşünen kişi olmak yorucu keşke öyle olmak zorunda olmasaydım.
bir şey netleşmediği sürece benim için sıkıcı bir durumdur o sonucu keyifli dahi olsa. bir ayrılık konuşmasının ardından bu hafta görüşmeyelim h.sonu iki haftadır planladığımız ama gerçekleşemeyen tatil planımızı yapalım bakalım ne olcak dedik o hafta görüştük bana kalsa görüşmezdik ama o dayanamadı, gün olmuş perşembe biz cuma akşamı yola çıkma palanları yapıyoruz az erken mi çıksam ben çantamı hazırladım hımm kaç saatte gidiliyor ki falan derken o hala aracı kişiden haber alamamış rezervasyon için sonra bana yer yokmuş haftaya gidelim mi diyor! ben üzülüp mızırdanıyorum niye şartladın kendini diyor! sakin olmak işten değil!
bir hafta boyunca netleştirememişsin bir gün önce haber veriyorsun ödeyeceğin para tahmininden çok yukarıda bir de haftaya erteliyorsun e ben mi şartlanmışım sen mi başka alternatif fikri niye seni bu kadar geriyor!

ufak bir sürtüşmenin sonunda sıkı bir araştırmayla en uygun tatili ayarladım ada da güzel bir hafta sonu geçirdik aya yorgi kilisesine ilk defa çıktım o kadar çok hareket ettim ki bugün yürüyemiyorum.
sakin bir tatildi bol bol yürüdük bol bol sarıldık film izledik doyamadık birbirimize bakmaya. o öyle nev-i şahsına münhasır bir adam sevgi dolu derdi tasası ben olan bir adam o beni avuç içimden parmak uçlarımdan öpen gözlerime dalıp giden her jestime her söylediğime tebessüm eden bir adam o güzel gözlerine doyamadığım o güzel ellerini bırakmak istemediğim en doğal hallerimle yanında rahat hissettiğim bazen ondan başka hiçbir şey istemiyorum onun kollarında öylece kalayım..
ah neyse onsuz uyandım bugün bu boktan iş yerine geldim bir yerden para bulsakta evlensek ya.

saat: 16:08






günlerdir kalbimdeki ağrıyla uyanmaktan bahsediyordum ya işte o ağrının en büyük sebebi ortaya döküldü, bu ay sonu itibariyle işten ayrılıyorum.
içimde bir rahatlama olmadı değil nihayetinde aynı dili konuşmadığım insanlarla aynı yerde çalışıyor olmak eziyetti benim için, herkes birbirinden ve işinden nefret ediyor bu kesin.
zaten durumun buraya geleceği belliydi, kafayı bana takmış bir adamın sonsuz ısrarları ve neticede beklentisine karşılık bulamayışı falan.

üstesinden gelirim diyordum ancak bir kişinin ilgisini başka bir şekle dönüştürmeye çalışmaktan daha fazlası var.
etrafımda oluşturduğu çember yüzünden bulunduğum bölümdeki herkesin benden hoşlanmamasına sebep oldu, nihayetinde uzun zamandır burada çalışan insanlar. birden biri geliyor ve ayrıcalıklı davranılıyor iyi davranılması konusunda sürekli kıyıda köşede ikazlarda bulunuluyor noooluyoruz lan! der yani insan.
nihayetinde ben de çok güzel ön yargılarla gelmiş bir insanım aaa sekreter 65 yaşında ki patronla mı yatıyor ! bu sadece biri. nihayetinde beni ilgilendirmez ama -3 yaşındaki oğluyla gitmiş geçen gün patronun evine patron da hiç bi bok anlamadım demişse müdürüne e o da gelip her boku bana anlatıyorsa insan ister istemez iğreniyor her şeyden.
bana olan özel ilgisini bir sevgilim olması,davranışlarımda tutarlı söylediklerimde dürüst olmam sebebiyle makul bir ilişkiye çevirebiliriz sandım ancak herkesin bana karşı olmasını sağladıktan herkesin bir noktada bu özel ilgiyi anladıktan tepki aldıktan sonra sevgili edinmiş olsa dahi hiç bir şey sonrasında daha iyi olmuyor.

içim o kadar dolu ki her olayda olduğu gibi kendime kızgınlığım herkese duyduğum kızgınlıktan daha büyük.
ortamın bok bok olduğu zamanlar sanki ne zaman iyiydi ki! iş bulma süreci ne kadar sürecek nasıl olacak ne kadar kazanacağım şartlar cartlar curtlar....
o kadar bezmiş bir durumdayım ki hayatın gidişatından ve her insanın bıkkınlık veren serzenişleri el ele tutuşup toplu intihar etmek için bütün koşullar hazır sanırım!


hafta sonu aklıma gelen başıma geldi her durumla ilgili ikinci bir planı düşünen kişi olmak yorucu keşke öyle olmak zorunda olmasaydım.
bir şey netleşmediği sürece benim için sıkıcı bir durumdur o sonucu keyifli dahi olsa. bir ayrılık konuşmasının ardından bu hafta görüşmeyelim h.sonu iki haftadır planladığımız ama gerçekleşemeyen tatil planımızı yapalım bakalım ne olcak dedik o hafta görüştük bana kalsa görüşmezdik ama o dayanamadı, gün olmuş perşembe biz cuma akşamı yola çıkma palanları yapıyoruz az erken mi çıksam ben çantamı hazırladım hımm kaç saatte gidiliyor ki falan derken o hala aracı kişiden haber alamamış rezervasyon için sonra bana yer yokmuş haftaya gidelim mi diyor! ben üzülüp mızırdanıyorum niye şartladın kendini diyor! sakin olmak işten değil!
bir hafta boyunca netleştirememişsin bir gün önce haber veriyorsun ödeyeceğin para tahmininden çok yukarıda bir de haftaya erteliyorsun e ben mi şartlanmışım sen mi başka alternatif fikri niye seni bu kadar geriyor!

ufak bir sürtüşmenin sonunda sıkı bir araştırmayla en uygun tatili ayarladım ada da güzel bir hafta sonu geçirdik aya yorgi kilisesine ilk defa çıktım o kadar çok hareket ettim ki bugün yürüyemiyorum.
sakin bir tatildi bol bol yürüdük bol bol sarıldık film izledik doyamadık birbirimize bakmaya. o öyle nev-i şahsına münhasır bir adam sevgi dolu derdi tasası ben olan bir adam o beni avuç içimden parmak uçlarımdan öpen gözlerime dalıp giden her jestime her söylediğime tebessüm eden bir adam o güzel gözlerine doyamadığım o güzel ellerini bırakmak istemediğim en doğal hallerimle yanında rahat hissettiğim bazen ondan başka hiçbir şey istemiyorum onun kollarında öylece kalayım..
ah neyse onsuz uyandım bugün bu boktan iş yerine geldim bir yerden para bulsakta evlensek ya.

istanbul
hosting