|
25 Kasım 2014, Salı
saat: 22:32
canım o kadar sıkkın ki. beşiktaş kadıköy vapuruna bindim sırf deniz havası almak için. bu günceyide ordan yazıyorum suan:) bugün aslında içmek istedim ama yalnız içmek istemedim,bu kezde içecek adam bulamadım. resmen içimde kaldı ya. bi kadeh atsam belkide rahatlayacaktım ama olmayınca olmuyo işte günce. bu böyledir ; hep, olacakmış gibi olur. penceresini düşlediğin bir evin güllerini almaya giderken olur her şey. dönüşte; yolun yarısında, sana derler ki, öyle bir pencere yoktur. yokuş aşağı indiğin o sokağın sarı ışıkları altında bir taş yağmuruna tutulursun. bir hatıra gibi kalırsın bir kucakta. o gül gibi. nedir, “yarını yok vazgeç.” vapur yanasmakta artık eve gitsem fena olmayacak. www.youtube.com/watch?v=5-6HosGxqsg | ||
|
|
||