|
26 Kasım 2014, Çarşamba
saat: 18:40
Antalya'daki oyunumuz iptal oldu. Üstelik uçak biletleri alındığı halde. Galada giymek için muhteşem bi elbise almıştım. Toplantıda giymek için de bir şeyler, derken çok fena alışveriş yaptığımı söylemiştim ya, işte bunun içindi. Şimdi annem elbiseyi şu yakınlarda giymeyeceğime göre, onu değiştirip yerine daha ihtiyacıma yönelik bir şey almamın daha mantıklı olacağını söylüyor. Ama ben elbiseye bayılmıştım ya. Zaten gitmiyorum. Bir de aşık olduğum elbiseden vazgeçmek ikinci bir tekme gibi. Kabana ihtiyacım var aslında. Onu değiştirip kaban alabilirim. Çok da güzel modeller vardı. Ama hayır. Değiştirmiyorum elbiseyi ya. Yılbaşı organizasyonuna giyerim. Kabanımı da birkaç gün sonra yepisyeni maaşımla alırım. Hah evet. Yazarken karar verdim iyi oldu. Yalnız hala Antalya'ya gidemediğim için üzgünüm günce. Napıcaz? Birazcık da şundan yıkıldım, dün akşam yakın bi arkadaşım beni Ankara'ya çağırmıştı arkadaşının düğünü varmış, gel damım ol senle hava atıyım demişti. :D "Antalya'ya gitmesem gelirdim" demiştim. İptal olduğunu öğrenince "Eh iyi Ankara'ya giderim ben de" diye avutmuştum kendimi. Elbisemi nasılsa düğünde giyebilcektim. Arkadaşıma anında haber verdim, "ay ben gelirsin sanmamıştım ya, davetiye tek kişilik" filan diye saçmaladı. Kendimi avutacak bir şeyim kalmamıştı geriye. Bu haftasonu bir yerlere gitmem lazım "durmam durmam buralarda" deyip Ankara'daki bir başka şahısa "geliyorum" dedim. (vazgeçmiyorum gördüğünüz gibi) hık mık etti. Kendimi çok istenmez hissediyorum. Bari moralim düzelsin dedim, kardeşimi aradım sinemaya gidelim diye. O da hık mık etti. Aaaa yether! Neyse geliyormuş. | ||
|
|
||