|
26 Kasım 2014, Çarşamba
saat: 21:32
birine: “iyi şeyler olacak” dediğinizde karşılaşacağınız tepkiyi az çok tahmin edebilirsiniz. ortak karar, genelde: “hadi oradan” oluyor. bunun inanmakla bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. sanırım insanlar iyi olmayı kendilerine mustahak bulmuyorlar. kimilerinin ardına sığındığı gerekçelerin başında “ben zaten iyi biri değilim. neden iyi olacağına inanayım ki!” oluyor. yeterince iyilik gerçekleştirmiş öbür grubun tepkisi ise biraz daha inanç meselesiyle alakalı. “kader” deyip, içinden sıyrılıyorlar. her iki neticede de insanlar “iyi şeyler olacak” cümlesini üzerlerine almayı kendilerine yakışık bulmuyorlar. iyi ama, hep mi kötü şeyler oluyor? eğer siz iyi şeylerin olacağına inancınızı yitirdiyseniz, kalan öbür şeylerin hepsi kötü diye biliniyor. sorabilirsiniz yanınızda, ardınızda kim varsa: “bunca kötü şey neden beni/bizi buluyor?” diye. muhtemelen bu sorunun tuhaflığı tartmak yerine, kabul eder. bakın, herkes kötü olma alışkanlığına kendini inandırmıştır diyorum. olan iyi şeyleri de tesadüfe yoruyor. iyi olmaya geçerli bir tane sağlam nedenimiz yok. ya kötü olmaya? milyon tane. www.youtube.com/watch?v=joAL-eZtxAU | ||
|
|
||