|
01 Aralık 2014, Pazartesi
saat: 02:47
ölüm nasıl iki uçta günce. bir yanda öyle ciddi öyle ağır ki. bir ömür koca bir adam yok oluyor..diğer yandan o yoğun bakımdan bir çok hasta gelip geçiyor, bir kısmına yatak gözüyle baktığın..hatta boşalmasını beklediğin. kendi canın yanınca mı farklı oluyormuş.hem farklı hem değil. ph düşük, sistolik kan basıncı dopamin ve noradrenaline cevap vermiyor, mekanik ventilasyona bağlı olmasına karşın hiperkarbisi devam ediyor, idrar çıkışı yok, kan basıncı düşüklüğü nedeniyle diyalize alınamıyor, multipl organ yetmezliği tablosunda, bla bla.. sonuç mu? hastayı kaybediyoruz. o kadar işte. herkes durmuş senin ağzından çıkacak bir güzel cümleye hasret. sen bir şey diyemiyorsun ki, bu tabloyu kime açıklarsın..sonuç mu kaybediyoruz. önünde yatıyor işte dıt dıt dıt. 6 yıl okumuşsun ya, doktorsun hani. öyle çaresizsin işte.başka açıklaması yok. öyle umutsuzum ki, yıllarca neden okudum diyorum ya, ne yapıyorum ben. neden böylesine inançsızım, umutsuzum.cahil gibi..yada bilmek buna sürüklüyor. kayıp çok ağır. bir o kadar da sıradan. o yoğun bakımdan geçen onlarca hasta gibi. arrest gelişse etkili basmayacaklar mesela. adrenalin ampulleri kayıtlara geçsin diye boş kırılacak. biliyorsun ya ne olacağını. ağır günce çok ağır.. | ||
|
|
||