|
01 Aralık 2014, Pazartesi
saat: 12:08
Cem Adrian eskisi kadar zevk vermiyor artık. Çok dinlemekten mi bir bıkkınlık geldi yoksa aslında hiç sevmemiş miydim bilmiyorum. Ama bugün ki müzik karnavalıma Cem Adrian ile başladım. Dün gece yine bir ağlama ve sinir krizi ile günü bitirdim. Gece kocam beni yatağıma yatırdığında yapmam gereken işleri sayıkladığımı hatırlıyorum. Evi süpürmem lazımdı , makinede dizilecek bulaşıklar ve sıkmaya alınacak çamaşırlar vardı. Koca bir sepet ütüyü unutmam ne mümkün. Toz alınacak , yer silinecek. Giysi dolaplarımız bir haftadır kendinden geçti onları da bi elden geçirecektim. Birde tuvalet banyo var tabi ki. Hafta sonu gelen yoğun misafir sirkülasyonunun ardından orayı en acil dezenfekte etmeliydim. Evet , küçücük koridorumda salondan odama götürülürken kafamdan bunlar geçiyordu. Yastığa kafamı koyduğumda ruhumunda yatağa teslim olduğunu hissettim. Ağlarken o kadar kendimi sıkmışım ki yastığa kafamı koymakla vücudumun her bir etinin gevşedğini hissettim. Bunları hissederken hala kafamda bulaşıklar vardı ama. Bu kadar çok şeyi nasıl düşünebiliyorum diye yeni bir düşünce akımı başlatırken beynimde uyumuşum. Sabah gözümü açtığımda saat beşti. Kalktım , ve yapılması gerekenlerden bir kaçını yapıyormuş gibi yaptım. Zaman geçirdim. Sonrada şiş gözlerim , ağrıyan başım , acıyan yüreğim ve kasmaktan dökülen etlerimle Pazartesi gününe işyerimde merhaba dedim. Geçen hafta Salı akşamı kızkardeşim bir trafik kazası geçirdi. Şükürler olsun ki , ufak birkaç ezik ile atlattı. Ağrısı çok ama geçecek dedi doktor. Tek sıkıntımız süregelen panik atağı ağır bir şekilde tekrar nüksetti. Çok korktu o yüzden de boynu, bacağı ağrıyan yerleri düzelse de uzun bir zaman korku dolu gergin anlar bizi bekliyor. Gerçi yıllardır bununla yaşıyor ve savaşıyoruz , aile olarak. Umuyorum ki bunu da atlatabiliriz. Kız kardeşimin kazasının sabahı kocamın erkek kardeşi ciğerlerinde su toplanması nedeni ile hastaneye yatırıldı. Sanırım verem ya da kanserden şüpheleniliyordu. Bütün aile gergin , üzgün. Tahliler temiz çıktı , ciğerdeki su boşaltıldı. Ama tedavi için hastanede kalması gerekti. Ve hala hastanede.Dün bütün gün onun yanındaydık. Cumartesi günü , ikinci kez psikologa gittim. Kendimi o kadar çaresiz hissediyor ve güvenimi kaybetmiş görüyorum ki birinden yardım almak zorundaydım. Aşamadım. İlk defa bir şeyi kendi başıma başaramadım. Kendimle ilgili olan bir sorunu ilk defa birinden yardım alarak çözmeye uğraşıyorum. Hemde hiç tanımadığım birinden. O kadar zorumda gidiyor ki. Bunu ifade etmem bir o kadar imkansız. Anneme çok şey anlatmak istiyorum ama anlatamıyorum. Onu üzmekten korkuyorum. Değiştim. Ama olumsuz değiştim. 3 aydır ikinci kez , dün bir sinir krizi daha geçirdim. Ağlarken nefes alamamak ne demek onu kendimde test ettim. Bu kadar sinirli olduğumu da bilmiyordum mesela. Kendimin de yeni taraflarını keşfediyorum. Ama olumsuz yeni taraflarını. Dün gece aşık olduğum adam göz yaşı döktü karşımda. Ona da üzüldüm. Kendi üzüntümü unuttum, onun ağlamasına daha çok üzüldüm. Sevgimen şüphe etme dedi bana. Şu an bir sınavdan geçiyoruz , gergin günler yaşıyoruz ama sana olan sevgimden şüphe etme dedi. Az önce gözlerinde şüphe gördüm dedi. Az önce ona kendimi ne kadar çaresiz hissettiğimden bahsetmiştim. Umutsuz olduğumdan. Böyle biri olmadığımdan ama artık kendimi kontrol edemediğimden bahsetmiştim. Ağlıyordum yine bunlardan bahsederken. Ama sevgisinden şüphe duymadım zaten hiçbir zaman. Bunu ona da söyledim. Eğer sevgini zaten yüreğimde hissetmeseydim bu evde bir dakika daha kalamazdım çoktan kaçmıştım dedim. Sonra sarıldık , ağladık. Sonra ben sızmışım işte. Sonrasıda ilk başta yazdıklarım. Kasım ayından nefret ediyorum. Bugün Aralık. Aralık da kötü geçebilir. Ama bir Kasım değil. Zaten Kasım’ı da dün gece ki jübilemle bayağı iyi kapattım. Böyle bir şey tekrarlansın istemiyorum. O kadar yoruluyorum ki. Annemi her ağladığımda daha çok özlüyorum. Salaklığıma da kızıyorum elbet. Kocamı çok seviyorum. O benim dünyadaki tanıdığım en iyi insan. Ama neden böyle oluyor neden tartışıyoruz ve sinir krizleri geçiriyorum , bilmiyorum. Birde babam var. Ne zaman kendimi en dipte kötü hissetsem muhakkak beni arıyor. Bir ay önce bir gece çok ağlamıştım yine, sabahında babam rüyasından beni gördüğü için aramıştı. Dün gece ben yine krizimi tatlı tatlı geçirirken babam aradı. Açamadım. Sonradan görüştük. Napıyorum diye aramış. Ah benim can babam. Nerden bilirdim seninle böyle kalpten bağlı olduğumuzu. Benim yüreğim babam. Cumartesi günü şirketin bir organizasyonu var. Eşli katılmamız gereken. Bütün bu aksilikler olmasaydı gitmeyi düşünmüştük. Ama şimdi ne olacak bilmiyorum. Zaten giyecek birşeyim de yok. Zaten kocamın kardeşinin durumu ne onu da bilmiyorum. Kız kardeşim iyiymiş az önce annem aradı. Neyse işimin başına dönmeliyim. Bir başka Cem Adrian şarkısı ile Pazartesi gününe devam ediyorum. Sevgiyle günce. | ||
|
|
||