|
04 Aralık 2014, Perşembe
saat: 11:27
Bence psiko-epistemoloji diye bir bilim dali olmasi gerekiyor. Bu bilim bize, insanlarla iletisim gerektiren bir surec icinde dogru bilgiye nasil ulasilacagini gosterecek. Mesela mazlumun biri A ve B meslekleri arasinda secim yapmak istiyor. Psiko-epistemolojiden bihaber oldugundan da tabii ki karar verme stratejisi, bu iki meslek grubuna dahil birilerini bulup konusmak uzerine olacak. Iste tam burada bu yeni bilimin acil durum frenleri devreye girecek ve psiko-epistemoloji tanrisi soyle fisildayacak: Yapmaaaaa Gidip ona sormaaaaa Yasayabilmek icin tek sansi, aslinda yaptigi isin o kadar da boktan olmadigina inanmak Elende Eintagsbrut der Mühsal und der Noth, mutluluk icin gercegin dallarini budayan bir irkin mensubu oldugunu unutmaaaa Mutluluk varsa gercege yer yok edit: Cok Carl Sagan vari olmus. Tersi de benim icin uygun aslinda: Gercek varsa mutluluga yer yok. Mutluluga yer yoksa insana yer yok. | ||
|
|
||