05 Aralık 2014, Cuma
saat: 12:25


Şimdi şunu belirtelim ben dahil tüm yazılımcıların aile sırrı gibi sakladığı süper dev mal hataları vardır. Zaten bug dediğimiz şeylerin yüzde milyonbeşinin temel sebebi yazılımcı arkadaşın sorunu kafasına göre algılamasından veya bir soruna kafayı kırarcasına takarak geri kalan herşeyi unutmasındandır.

Mesela adres kaydedicimiz olsun tamam mı. Yazılımcı abi eğer kafayı takıp bu programın üstünden uzaya roket gönderecem diye kasarsa bunu yapar, ancak sonrasında müşteriden:
- lan? adresler nerede?!!

tepkisini alabilir. TAmam kabul çok iyi bir örnek olmadı ama mazeretim var, kafatasımın tam ön yüzüne adını kaynak makinasıyla yazmışlar gibi gözlerimi her kapattığımda gördüğüm bir isim var. Alfabenin ikinci harfi benim için asla aynı olmayacak.

Velhasıl, bu soruna alışık olmak lazım çünkü this is human condition lan! Obsesif obsesif tek sorunu çözecem diye kaf dağından kahve çektirip getirmek bazen size çözmeye çalıştığınızdan daha büyük bir sorun olarak dönüyor. Hiç mi sınava çalışırken sizi sinir eden tek bir yere odaklanıp tüm sınavı yaktığınız olmadı? Ne kadar mükemmelsiniz okurcuğum!

Şimdi aslında bunun böyle olması da doğal. Çünkü neden, çünkü ortada 2 tane çeviri işlemi dönüyo. Birincisi müşteri size derdini anlattığında bunu müştericeden yazılımcıcaya çevirmeniz, ikincisi yazılımcıcadan gerçek yazılım diline şeetmeniz gerekiyor. O arada da lost in translation denilen şey o kadar gerçek bir biçimde başını arkadan çıkarıyor ki akıl fikir ve ihsan eylenmesi gerekiyor gladyatörce.

Neyse, döncem ben sana güncem. Biraz bir çay içeyim, biraz takılayım...



istanbul
hosting