06 Aralık 2014, Cumartesi
saat: 00:07


Ottawa'dan yayındayız günce. Artık kaç ay yıl oldu yazmayalı, hesabını bilmiyorum ama geldim geri neticede. Yarım saatlik büyükelçilik maceram sandığımdan çok daha pürüzsüz geçti. Türk büyükelçiliği, devlet dairesinden ziyade otel havasındaydı. Ne kapıda güvenlik, metal dedektörü bilmemne, ne de dallama bıyıklı amcalar vardı, gayet başarılı buldum. Bir sürü düzgün insan efendi efendi işimi hallediverdiler. Neticede gene de yarım saatlik iş için Halfax'den Ottawa'ya gelmiş bulundum, ama hiç olmazsa kıl yün olmadan pasaport başvurumu yaptım ve bitti. Şimdi Tommy ve tayfası Guelph'den buraya gelene kadar (yani en az daha bir 5 saat boyunca) ne halt edeceğimi düşünüyorum. Tommy sallanmayıp oteli arayabilirse hiç olmazsa biraz ense yaparım, olmazsa kafe pub ne varsa buralarda kahve-bira ikilisi arasında gidip geleceğim herhalde. Biraz önce bir dükkanda pirinç tanesine isim yazılan kolyelerden buldum, Meg'e bir tane alayım diye girdim, bir yandan da içiden 'oha en son 20 sene önce Ortaköy'de görmüştüm bu kolyeleri' diyordum ki dükkan sahibi teyze tabii ki Türk çıktı. Neyse ayped'in pili bitecek şimdi. (Ayrıca biri Ayped marka ped yapsın noolur.)

istanbul
hosting