06 Aralık 2014, Cumartesi
saat: 00:52


tatili ayrıca yazacağım
çok güzeldi.
birkaç gün öncesine kadar da etkisi devam ediyordu.
döndüğüm ilk gün ofiste p. "ışıl ışılsın" dedi.
nasıl olmaz ki insan öyle güzel bir şehirde mükemmel zaman geçirince.

yol arkadaşım canım ciğerim m.
depresyonuna rağmen beni eğlemek için elinden geleni yaptı garibim.

bu arada evlenmedik.
bizden bir cacık olmayacağı da sanırım artık okkalı şekilde kanıtlanmış oldu.

tatil detayları sonra
bugün yine dellenmiş durumdayım

ofis çok fırtınalı
benden dolayı değil, bazı sıkıntılı durumlar var
gel gör ki tamamen benden bağımsız bir olayı sayko boss bana bağlayabiliyor bir şekilde
üzüldüm diye bile fırça yedim ulan
ben ne yapacağımı şaşırıyorum artık
ayrıca sürekli vicdanımla profesyonellik arasında seçim yapmak zorunda kalmaktan bunaldım
ya birilerini harcayacağım ya da patrondan fırça yiyeceğim
sürekli bu ikilem içindeyim, yoruldum

tam eve geldim, rahat bir nefes alırım derken asansörde komşumuz annemi rüyasında gördüğünü söyledi, başladım ağlamaya, zaten sinirler laçka, tutamadım kendimi
üstüne babam başladı huysuzluğa. dişinde bir sorun var, hiç durmadan birşeylere söyleniyor.
dur duraksız ama...

bu ara yine üstüme gelmeye başladı hayat.
halbuki 15 gün önce eyfel kulesi'nin tepesindeydim.
hayat.

günün şarkısı: serdar ortaç - ha-yaaaaat beni neden yoruyosuuun?




saat: 01:07

sonracığıma bir de şu evlenme hevesim çıktı yeni yeni...
ofistekiler birer birer evliyor ve hepsi de benden 6 yaş küçük
bu da evde kaldım demek oluyor

böyle anlatıyorlar falan, biri ev kuruyor şimdi, diğeri evlenme teklifi aldı, diğeri asker yolur gözlüyor falan... böyle biri olsun istedim hayatımda...değer verdiğim, düşündüğüm.

şarkı çalıyor, birilerini düşünüp içlenemiyorum ulen !

istanbul
hosting