06 Aralık 2014, Cumartesi
saat: 13:47


içinizde bana alışan var mı ? Bir iş yerinde işe başladığında o işe alışmaktan ziyade işin püf noktası o işin sana alışmasıdır. bir kurallar bütünü olarak kendisini var eden her işletme kendi bünyesine katılan herkes için şu klasik soruyu sorar : Nasıl alışabildin mi ? işte bu hedef şaşırtan bir soru olacak ki benim de vermiş olduğum cevap : alışacak bir durum yok , bildiğim şeyler idi . Lakin bu cevap ne beni ne başkasını tatmin edecek... işte en güzel cevap siz alıştınız mı bana demek olacaktır. Zira herkes kendisine özel bir kişilik taşır ve bir yere alışmaktan ziyade o yerin o'na alışması daha evladır. bir işletmede tek iyi gözlemci sizseniz işiniz çok zor demektir . ancak ikinci bir iyi gözlemci ile tanışırsanız görmüş olduğunuz adaletsizlikler karşısında vereceğiniz tepki yükünü hafifletmiş olursunuz. Bir ofisle bir müdürle bir iş yeri ile kurulan ilişki çoğu zaman zoraki de olsa bir insanla kurulan ilişkiyi temel alarak oluşturulması ilerletilmesi daha iyidir. Ve birbirinize ait alanların her daim muhafaza edilmesi karşı tarafın yerine kendinizi koymaktan ziyade bulunduğunuz yerin hatlarını belirlemek görev olarak kendine düşen sorumlulukları bilmek işin bütün eksi yanlarını bir tarafa bırakarak artı yönlerini görmek ve şu yukarıda bahsettiğimiz alışkanlık için kendinizi karşı tarafa alıştırmak ve ondan sonra gözlemlerinizi bir baskı olarak değil ve bir yakınma olarak da değil belki bir rica ya da bir olası ihtimal gibi olumlu bir üslupla ilişki içinde bulunduğun iş yerine aktarmak empati yapmaktan daha iyidir. her zaman yönetici ya da patron bir aç kurt gibi davranır ve doymak istemez ancak onlara aç kurtların da doyabildiğini çoğu zaman yasalar yoluyla telkin edilmek zorunda kalınmıştır .

şimdi ben bu aç kurt arkadaşlara bela mı okusam :)


istanbul
hosting