|
06 Aralık 2014, Cumartesi
saat: 16:24
Ah salak kız! Bizim sorunumuz gözümüzün önünde dolanıp giderken, kendi sorunlarımızın sebeplerini birbirimizden çıkarırken buluyoruz kendimizi. İkimiz de kafamızda bir hayat kurmuşuz ve ona göre hareket ediyoruz. Bazen kafamızda oluşturduğumuz sana ve bana söylediklerimizi normal hayatta da söyledik sanıyoruz ve öyleymiş gibi hareket ediyoruz. Birbirimizi tanıyacak fırsat bulamadan, savaşa giriyoruz. Şimdi hiç bana içinden “hep bunlar senin suçun” diye söylenme. Suçlu, haklı, haksız arayacak konumlarda değiliz. Hayatlarımızda barınmak veya birbirimiz olmadan yaşamak gibi seviyede de değiliz zaten. Varlığımız ile yokluğumuz işleyişlerimizde büyük kayıplara sebep vermeyecek. Hayal kırıklığım ya da rahatsız olduğum kısım, birbirimize izin verecek ve anlayacak fırsatları vermememizden ötürü oluyor. İkimiz de söylemek istediklerimizi söylerken, kulaklarımızı tıkıyoruz. Tıpkı bu sabah olduğu gibi. Benim sinirli olduğumu varsayıp, sarıldın telefona ve sakin olan beni, sakinleştirmeye çalıştın ısrarla. Bana nefes al ve sakin ol derken, sesimi dahi duymayı beklemedin. Sürekli yaptığımı varsaydığın ve aslında pazartesiden sonra iki kere yapmak zorunda olduğum o konuşmayı, sana baskı kuruyormuşsun gibi anlaman da bunlardan biri. Elbette hayatındaki adam değilim. Bana aşık olmayacağını da çok iyi biliyorum. Ama birbirimize söylemek istediklerimizi söylerken, karşımızda duran bizden birine fırsat veremiyoruz. Bu yazdıklarımı pişmanlık olarak görmezsin umarım. Dediğim gibi, sen benim bağımlılığın oldun ve bir süre daha sürecek olan sancılarımın bu konu ile ilgisi yok. Hastalıklı psikolojiye sahip olduğumu ve bunun aslında hastalık gibi görünse de benim normalim olduğunu ve bu adamdan oldukça memnun olduğumu defalarca dile getirmişimdir. Sen bu adamı böyle kabul ettin ve şimdi bu adamı dinlemeden saldırıyorsun. Tıpkı senin bana ait olmadığını bile bile, benimmişsin gibi düşünceler içinde yüzdüğüm gibi. Neyse bebeğim, daha fazla uzatmak istemiyorum bu yazıyı. Bir şekilde hayatlarımız çarpıştı ve daha çok uzun bir süre çarpışmaya devam edecek. Kaçıncı oldu bu sürtüşmelerimiz sayamadım ama her defasında daha olgun bir şekilde geri döndük. Geri dönme beklentisi içinde değilim. Geri döneceğini ve kendimin de senden gidemeyeceğini biliyorum sadece… Kısa bir süreliğine kendine iyi bak. Geri geldiğimizde iyi bakamıyoruz ne de olsa. | ||
|
|
||