07 Aralık 2014, Pazar
saat: 04:39


Yine sosyal medyada dolaşıyordum ve gaza geldim. Ama tabiki böyle bir şeyi sosyal medyada yazamazdım. Yani tanıdığın/tanımadığın insanlar seni takip ediyor. Ne tarz tepkilerle karşılaşacağımı biliyorum.

Ben toplumla toplumun dayatması ile bir şey yapacak adam değilim, hatta hayat tarzıma bakacak olursan. "Afedersin, sikmişim toplumunu" benimsiyorum.

Hani mahalle baskısının boyutu, "Afedersin, sikmişim toplumunu" mesajını sosyal medyada paylaşmayı aklının ucundan bile geçiremezsin, geçirmemelisin.

Neyse gaza geldiğim nokta, düğün fotoğrafları arkadaşlarımın düğün fotoları değil. Arkadaşlarımın gitti, o an orda oluyo olmaktan nefret ettikleri ve bu nefreti suratlarından kolaylıkla okunabilen fotoğraflardan bahsediyorum. Çünkü o an düğüne gittiler ise mutlu olmak zorundalar! Toplum bu şekilde istiyor çünkü. Ama ben eminim ki o arkadaşım, arkadaşlarım (çift olarak) o an evde olup kendilerine zaman ayırmak istiyorlar. Ulan bir haftasonumuz var onda da bilmem kimin düğününe gitmek zorunda kalıyoruz şeklinde bir düşüncesi olduğundan adım gibi eminim.

He, bir de şöyle bir nokta var, bu mutsuz fotoyu asla arkadaşım paylaşmaz, düğünlerde herzaman elinde sürekli kamera veya cep telefonu ile dolaşan bir arkadaş vardır. Ve bu arkadaş hiç bir zaman insan psikolojisinden anlamaz. Ulan çektiğin fotodaki insanlar mutsuz işte görmüyor musun, yayınlama sosyal medyada. Hayır, onlar bizim düğüne geldi aha da kanıtı.

Sokayım düğün toplumunuza!

Saygılar.

istanbul
hosting