|
08 Aralık 2014, Pazartesi
saat: 03:27
Tam otuz gün önce bugüne dair hayaller kurdurmuştun bana, hatırlamıyorsun değil mi? Elbette hatırlamayacaksın. Sen ancak uyu zaten. Üşüme bir de. Odanın camını da açık bırakmışsındır yine! Ben oyalanıyorum işte, bir şekilde. Sormazsın, merak etmezsin, bunları da göremeyeceksin gerçi ama iyiyim ben. Özümde iyi çocuğum zaten. Başlarda beni üzmemek için kaçmıştın. Bir süre sonra sana, aslında nasıl bir adam olduğumu anlatmıştım. Ardından da iyice alıştırıp kendini bana, bu sefer üzmek, parçalamak için kaçtın. Geçmişimdeki adamdan, diğer kadınların intikamını alırcasına. Uyuyorsun. Ben de senden habersiz senin nöbetini tutuyorum. Sensiz geçen her saniyeyi iyice sindiriyorum. Alışıyorum sensizliğe ve normale dönmeye çabalamıyorum. Çabalamak istemiyorum ama dönüyorum işte normale. Çelişkili kısım da senin tekrar bana geri geleceğin yola sahip olmam ve bunu yapmamam. Bir süre, hatta bana dair hiç bir süre, bunu yapmayacağım. Sırf sen de geri gelme diye, son yolu da kapatmıştım hatırlarsan. Ama sen geleceksin yine. Düşünmeden beni. Biraz canını acıtsın bir adam, seni düşünmeden. Sen de hemen beni düşüneceksin o deyyusun ardından. Yaşatacaklarını düşünmeden geleceksin yine. Ve ben yine düşünmeden evet diyeceğim hayatımdaki yerine geçmeyi istediğinde. Çıkamayacaksın oradan, ben her ne kadar istesem de. | ||
|
|
||