|
08 Aralık 2014, Pazartesi
saat: 10:26
-Ne düşünüyorsun? -Hiçbir şey düşünmüyorum. -Çalınan parçayı sevdiğini,ya da ne bileyim,saksafon çalmak istediğini de düşünmüyor muydun? -İşte onun gibi saçma sapan şeyler.. -Gördün mü işte?Bana niye söylemiyorsun?Neler düşündüğünü bilmek istiyorum. -Saçma sapan dedim ya.Bunlar kimseye söylenmez. -Saçma sapan ha?Tanrı sana dilini yalnızca filozofça,müthiş sözler söyleyesin diye mi verdi? -Tanrıyı seviyorum.Kızıl saçlı ve üstelik ihtiyar. -Ne tuhaf çocuksun.Burada,kafanın içinde neler var merak ediyorum.Bu düşünce beni korkutuyor. -Neden?Sana yemin ederim ki orada temiz,suçsuz şeyler var. -Biliyorum ama anlatamam ki sana.O suçsuz şeyler bensiz gelip geçiyor,onlara söz geçiremiyorum.Bütün o saçma sapan dediğin düşüncecikler benden alınmış,kaçırılmış şeyler.Anlıyor musun? Bir an bakıyorum yanımdasın,benim yanımda olmaktan hoşlandığını sanıyorum.Sonra bir de bakıyorum yoksun.Gitmişsin.Nereye gittiğini anlamıyorum. -Hiçbir yere,işte yanındayım. -Benden sıkılmıyorsun ya? -Ben hiç sıkılmam ki. | ||
|
|
||