08 Aralık 2014, Pazartesi
saat: 18:11


Kadınlar ve onların sosyal hayattaki yerleri hakkında aklıma gelenleri ve gözlemlerimi paylaşmak istedim.

Amerika'ya ilk gidişim. Uçaktan indim, araba kiralamıştık daha önceden onu almaya gideceğiz. Havaalanı ile araç kiralama noktası arasında shuttle var. Shuttle ın sürücüsü 40 yaşlarında bir abla. Çok enteresan geldi. Herhalde istisnadır, otobüs şöforu abla mı olur dedim kendi kendime. Otele yerleştim ertesi gün şehir içinde toplu taşıma kullanmam gerekti otobüse bindim. Yine kadın sürücü...
Burda böyle galiba dedim.

Birkaç ziyaret sonra dönme vaktim geldi. Otelden havaalanına shuttle var bu sefer. Araç van bu sefer. Bir abla geldi yine, siz mi gidiyosunuz sadece dedi ben de bilmiyorum dememe kalmadan, abla benim bavulu yüklendi araca koydu çok utandım. Türklük genleri ile büyüdüğümüz için, kadınlara ağırlık kaldıracak şeyler yaptırmayız genelde. Genelde diyorum çünkü, Karadenizli amcaları dışarda bırakıyorum. Onlar hanımları sırtında odun vs taşırken ellerini arkadan bağlayarak yürüyebilme ve etrafı seyredebilme kabiliyetleri var.
Ablaya büyük bir sempati duymaya başladım. Aslında olması gereken buydu.
Hikayesini bilmiyorum kadının, belki kocasını kaybetti çocuklarına bakmak için çalışmak zorundaydı, belki evine katkıda bulunmak için çalışmak zorundaydı, ya da hiç çalışmak zorunda değildi. Bilmiyorum...
Bildiğim bir şey var ise kadınların sosyal hayatta bir yerlere geldiğiydi.
Eminimki zorluklarla karşılaşmıştır o noktaya gelene kadar. Eminim onu taciz edenler olmuştur. Ama o çalışmamak için o taciz edenleri bahane olarak kullanmamıştır. Eminim ki şöforlüğü aşağılanacak bir meslek olarak görmemiştir. Eminim ki ailesindeki hiç kimse aman şöfor olup napacaksın, aşağılık bir meslektir o falan dememiştir.

O da kolaya kaçabilirdi, zengin koca bulup hayatının sonuna kadar çalışmayabilirdi. Belki de şanssızdı bu konuda, aramıştı, bulamamıştı.

Bir şekilde sosyal hayatta yerini almıştı o kadın.



istanbul
hosting