|
09 Aralık 2014, Salı
saat: 02:03
düğün ve cenaze... sadece düğünde olabilcek bi konvoyla uğurladık seni son yolculuğuna.düğün arabası en önde gider ya,öyle...sanki bayram gibi düğün gibi heryerden çok uzaklardan tanıdıklar herkes ordaydı senin için.evimiz sanki düğün evi gibi misafirle dolup taşıyor.bu sefer dillerde farklı bi sözle, başınız sağolsun... kötü şeyler hep başkalarının başına gelirdi, ölüm sahneleri sadece filmlerde olurdu. bilemezdim ki o filme oynayanın ben olacağımı. her nekadar aci da olsa birdaha birdaha yasamak istiyorun ayni seyleri. son aninda birdaha yaninda olmak istiyorum.sana daha iyi bakamadığım için beni affet... sonra zaman geciyo, sanki olanlar hiç yaşanmamis, sanki senin elini tutup son nefesini vermemis gibi...sanki halaa evde bizi bekliyor gibi. artık bi evin ışığı yanmıyor, bi evin masasında bi tabak eksik, her şey eksik artık... son sözü neydi diye soruyolar,Allah oldu son sözü,bişeyler söylemek istedi belki ben anlamadım,boşver yorulma elimi tut dedim, tuttu.daha sıkı tut bırakma elimi dedim ama sessizce bıraktı elimi ve yumdu gözlerini... hakkını helal et dedi,boşver deme öyle şeyler, gel biz şarkı söyleyelim dedim.benim sesimi çok severdi sabaha kadar söylesem dinlerdi. boş çerçeveyi söyledim. hep ben söylerdim o ağlardı ablası için. bu sefer ben söyledim ben ağladım senin için. söylediğim son şarkı oldu ve benim şarkılarım artık bitti... şimdi o filmi yaşayan sanki ben değilmişim gibi hayat devam ediyor.boğazında ve kalbinde kocaman bi ağırlıkla yaşıyosun,ama yaşıyosun. yine etrafa gülümsemelisin çünkü zincir biyerden koparsa toparlamak çok zor. babanı hiç ağlarken gördün mü, anneni çaresiz,birbirine sarılıp durmadan ağlayan insanları birinin ayağa kaldırması gerek. çünkü o mutludur şimdi, Bi dakka bile aklindan cikarmadigi ablasina kavuştu. eger dogruysa anlatilanlar,eger gercekten bizi bekliceklerse bizden önce göçenler, o şimdi cok daha mutlu. birgün biryerde kavuşmak varsa eger, ne mutlu... ve toprak olmak.. ne garip şey. son | ||
|
|
||