09 Aralık 2014, Salı
saat: 04:20


Hayır zaten hiçbir zaman anlamadım seni ama şu anda artık karmaşanın doruklarını yaşıyorum.

Bazen öyle zamanlar geçiriyoruz ki, ben bile inanamıyorum. Bir anda neyin büyüsüne kapıldığımı düşünüyorum. Saatler, günler hatta aylar geçiriyoruz. Aynı evin başka odalarını paylaşıyoruz, hatta aynı üniversitede aynı bölümde okuyoruz. Birbirimizden kaçmamızın imkanı yok. Ama sen benden kaçıyorsun. Belki de beni canını acıtan başka insanlarla kaçırıyorsun. Tüm güvensizliğinin hesabını bana kesiyorsun.

İki insanın birbirine nasıl bu kadar yakın olup aynı zamanda birbirinden bu denli uzak yaşayabilir ki? Benimle oyun mu oynuyorsun yoksa sende mi cevabını bilmiyorsun, bilmiyorum ama artık herşey sinir bozucu bir biçimde karmaşaya doğru yol alıyor.

Gecelerce yalnız vakit geçiriyoruz, ve aslında çok da eğleniyoruz bunu da biliyorsun. Aramıdaki arkadaşlıktan çok daha fazla bunu herkes farkında. Kaldı ki sen arkadaşlık sınırlarını kendi isteğinle aştın. Ama bazen öyle bir zaman geliyor ki sen bana en yabancı insandan bile daha uzak oluveriyorsun. İşte ben bunu anlamıyorum.. Anlamıyorum değil, kendime yediremiyorum.

Harcadığım vakte üzülüp çekip gitmeli miyim yoksa devam edip seni bırakmamalı mıyım? Artık seninle ilgili neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmiyorum. Bana karşı ne hissettiğini bilmek istememin üstüne bir de duygularınla savaşmaktan çok yoruldum. Tek istediğim bir cevap. Bazı şeyleri sen ve ben bu kadar iyi biliyorken neden aptalı oynuyoruz? Bu kadar zor mu birini sevmek?

Ya da başka bir deyişle: birini sevmek bu kadar mı acıtır?...

istanbul
hosting