|
12 Aralık 2014, Cuma
saat: 13:07
günlerce kosturmalı tempodan sonra böyle ofiste yagmuru izleyerek cay yudumlamak acayip zor geliyor. ne kadar yogunluktan sikayetci olsamda ben bu yogunluk bu tempo için yaratılmısım,içimdeki biriken enerjiyi anca böyle eritebiliyomusum megersem. oturmak,uyumak,yatmak bunlar bana göre degil ya. run&gun basketbolu oynayan litvanya ekolü gibiyim:s jennifer lopez götünü sigortalattı haberleri dönerdi eskiden. düşündüm de benim öyle hayati bi organım yok. düz sgk'm yatsın yetiyo, eskiden ne haberler cıkardı ya. bide hande ataizini sürekli hamile bırakan didi vardı. ülke gündemi o zamanlar daha magazinseldi. ben o yüzden apolitik bi genctim o zamanlar. keske öyle olsa gene bu ibneler yüzünden siyasi analiz yapmaktan ilber ortaylı oldum bu genc yasımda. neyse ya malum, önümüz yılbaşı. sevabıyla, günahıyla bir yılı daha bitirmenin haklı gururunu yaşıyoruz. kalkıp da kimse demesin ki 2014 kötüydü, 2014 iyiydi diye. 2014, tam 2014 gibi bir yıldı. sen manitadan ayrılmışsın, işsiz kalmışsın kalkıp diyeceksin ki 2014 kötü. e yazık değil mi 2014 e? yine malum olduğu üzere, yılbaşı demek; içki demek, seks demek, parti demek, kırmızı don demek ve en önemlisi piyango demek. neden piyango önemli diyeceksiniz, neden olmasın lan? bugün, bilemedin yarın bütün gazeteler başlayacak "yok o parayla bilmem kaç tane ev alınır, araba alınır, yarrak alınır, kürek alınır" diye. bir de yılbaşında ne kadar içilmesi, ertesi gün baş, mide ağrısıyla uyanmamak için ne yapmamız gerektiğini yazan süper sikkosal sağlık önerileri var, onları pek kaale almıyoruz. şimdi herkes gibi ben de milli piyango bileti aldım, ulan ya bana da çıkarsa diye mal'ül hülyalara dalmadım değil. ama sanmayın ki o para bana çıksa gidip 375 tane daire, 628 tane araba, 4 tane boeing uçak alıcam filan, yok öyle bir şey. bir de büyük yalan vardır, para bana çıksın önce çevremdekilere veririm. para bana çıksa vallahi kimseye bi sikim vermem. öyle "hepsini çekerim / bankada bekletirim faizini yerim" tartışmalarına da hiç girmem. normalde akrabalarımla aram zaten pek iyi değil, param olunca hiç tanımam zaten. hele ali tamer, sana yarrak para veririm. çocukluğumuzu çaldın lan bizim, yok ali tamer öyle, ali tamer böyle. cemşitle çocukluğumuz senin gölgende geçti, ulan gıpta edilecek biri olsan içim yanmayacak. bir ara, paranın hepsiyle senin hayatını mahvetmeyi düşünmedim değil. ama sikerler deyip vazgeçtim. ne ben ezel'im ne de sen cengiz'sin ali tamer. ali tamer amına koyayım bir hayalin içine sıçtın yalnız. 30 milyon tl olsa, ali tamer'le mi uğraşırım, ahmet'le mehmet'le mi uğraşırım. yok iş kurayım, yok yardım edeyim parayı aldığım gibi las vegas olur, monte carlo olur, kıbrıs olur böyle yerlerdeyim. gönül isterdi ki yalnız ve güzel ülkemde kumarhaneler açık olaydı, aldığım bütün parayı gömeydim türkiye'me, 30 milyon lirayla kişi başına düşen gayri safi milli hasıla yükselsin. kalan paranın bir kısmıyla kokain alırdım, yada "ayy uyuşturucu diyo, kötü bu" diyenlere özel kokoyin alırdım. ne bileyim de zengin adam kokain içer gibime geliyor, kokain içmeden zengin olamıyormuşçasına. gramı kaç para, fakir adam nasıl alsın zaten. geri kalan kısmını, artık ne kadar kaldıysa işte, onla da kadınlara harcardım. kadınlara harcardımdan kastım; kadına parayla sahip olacağım anlamına gelmesin. ya aslında öyle de, al şu paran şimdi bana göt ver demem. o'na pırlanta alırım, kürk alırım filan, bunun gibi şeyler. ben de böyle sikkafalılık varken bu para 1 yıla kalmaz biteceği için, elde avuçta kalan son parayla memleketime dönüp, her kıyısında kenarında para olan insanın yaptığı gibi su istasyonu açar, torunlarıma "gençken şuna caktım, bunu yaptım" diye masallar anlatırdım. yeni yıla girerken yeni yılın götümüze girmemesi temennisiyle. bugün bu sarkı dilimde | ||
|
|
||