20 Aralık 2014, Cumartesi
saat: 09:34


ya herkesin cuma gecesi kanka gel eglenmeye gidelim diyen bi arkadası vardır. benim ise kanka benle santiyeye gelsene ya gece işin yoksa diyen arkadasım var.
ama işte yufkayürekliyim,merhametliyim kabul ettim, saka saka cıkısta bi aşiyan yaparız. bogaz havası cekeriz sonra ortaköyde waffle yeriz diye tavladı beni. görüyomusun ne kadar mütevazi bir insanım bir waffle'a o rezil santiyeye girebiliyorum.

bu arada zorlu centerla aramda garip bir bag olustu ufuk yüzünden, yemek katındaki tüm restaurantların yapımında katkım var benimde onun yüzünden. illa bi ucundan tutmusumdur yani. sanarsın oranın inşaat mühendisi benim amk.
dün işte gene santiye alanındayız. kasıkla diye bi mekanı yapıyolar. bende arkada ustaların basındayım. tam yanda arbys var. arka kapıları acık oldugu için mutfakta konusulan herşeyi rahatlıkla duyuyorum.
oranın müdüresimi,supervisorımı nesi bilmiyorum bi kadın. diger kıza beyaz don giyen erkeklerden nefret ediyorum dedi.
duydugumda bayagı bi dumur oldum . çünkü bir insan nasıl böyle bi cümleyi herhangi bi konu içinde kullanabilirdi anlamadım.
düşünsene soruyosun mesela

-ya ayvalıkta yazlık var haftasonu oraya kacalım mı?
-Beyaz don giyen erkeklerden nefret ediyorum.

??

olmuyo dimi tamam bitane daha deneyelim

-Boga burcu sadıktır kızım aldatmaz.
-Beyaz don giyen erkeklerden nefret ediyorum.

buda olmadı dimi. olmuyo ne yazarsan yaz uymuyor.

herneyse sorgulamam bittikten sonra içeri söyle bi baktım. kadında hoş bi kadın. gidip sırtını sıvazlayasım geldi haklısın bacım beyaz don nedir ya? beyaz corap gibi. varoşlugun,kırolugun itemleri sana siddetle katılıyorum bu gece bana gelsene? diye ama yapamadık tabi.

ben küçükkende beyaz don giymezdim bak aklıma geldi simdi,sevmezdim çünkü beyaz donların o zamanki markası öyle dolce&gabbana,calvin klein felan degil yıldız diye bi marka vardı. adamlar öyle bi lastik koyarlardıki beline donu cıkardıgında derin bedeninden 30 cm içeri girerdi.
o yüzden ben cok erken gectim boxer kullanımına. cocukken rengarenk giyerdim boxerı sanki cinsel hayatım varmıs gibi.
büyünce tek siyaha büründüm. sanki matem havasındaymısım gibi. halbuki tam tersi olması gerekiyodu sanırım ama benim neyim normalki bu normal olsun.

birde kücüklük deyince aklıma baska bişey daha geldi
küçükken kendimi bir şehzade,bir paşazade gibi hissederdim.bunda büyük teyzelerimin,yengelerimin beni her gördüklerinde "paşam" diye hitap etmeleri önemli bir etkendi.zaten küçükken annemi her gittiğim yerde mürebbiyem diye tanıtırdım.dikkat,dadı değil,bakıcı değil mürebbiye.artık nasıl bir hayal dünyam varsa.ama gerçek böyle değilmiş,gerçek bambaşkaymış ben bunu anladım büyüyünce.bir ara dükkanın duvarını süslesin diye ali abi benim fotoğrafımı kullanarak poster yapmıştı.sonra dükkan kapanınca ben onu aldım odama astım.sonra ben kendimi lord gibi hissettim,ingiliz asilzadesi gibi hissetmeye başladım.neticede kendi şatosuna portresini astıran bir lordtan ne eksiğim vardı ki?o postere her baktığımda lord gibi hissetmekten alamadım kendimi.çay diyorum annem çay getiriyor,mürebbiye.ama bu hayal de kısa sürdü.odadan çıkınca bu rüya alemi yıkıldı.odadan çıkıyorsun,salonda baba (kral) oturmuş kısık sesle trt 4'te ki koroyu izleyip içiyor.amına koyim senin gibi lordun diyorum.sokağa çıkıyorum eş dost görüyor "volkan naber abi,5 lira versene be top alıcaz" diyor.sikeyim senin gibi asilzadeyi diyorum.odamdan hiç çıkmasam,gün aşırı bu postere baksam şahane bir hayal dünyasında en kral aristokrat olurdum ki şimdi babam beni çağırıyor, yarın ki at yarışını yatırmam için uyarıyor.lordlukta bir yere kadar anasını sikiyim.


cok cenem düştü sabah sabah ya. su telefonun sarjı dolsada bende gitsem artık. cihangirde kahvaltı edecekmişiz elitlik denen şey tam olarak bu galiba. :s

www.youtube.com/watch?v=UnPsxcUIdGg



istanbul
hosting