20 Aralık 2014, Cumartesi
saat: 12:36


Çok gürültülü bir gecenin ortasında, sessizdim. İçimde kopan o fırtınalardan daha elim bir şekilde yağdırıyordum tüm şimşeklerimi, kimseye sezdirmeden.

Ne kadar da kalabalık olmuştuk bir anda. Ve ne kadar yalnız. Hepsi bir yanılsama...

Burnumun dikine değil, hislerimin peşine gidiyorum. Mantığım sizi doğruluyorsa da içimde ölmekten korkmayan cesur bir kız var. Onun gücü karşısında bazen korkuyorum. İşte size en çok ihtiyaç duyduğum anlar bunlar.

Dostluk bir tercihtir ya, benim hayatımda olmayı seçenler, kan bağı ile oluşan ilişkilerden daha değerli.

Fırtınanın gürültüsünde kendi sesimi bile duyamazken, bir tokat gibi yüzüme vurulan cümleydi şu anda bana bunları yazdıran. Tek çocuk olmanın tüm yakıştırmalarından uzak olduğumu sanıyordum ama değilmiş meğer.
Meğer bana hayır denmesine tahammülüm gerçekten de yokmuş.

Cesur ufaklığın yaptıkları aslında duygularının peşinden değil, inadının peşinden gitmek mi olmuş yıllarca?Geride bırakabilmenin kolay olması bundan mı?

Öğrenmenin sonu yok işte... Yeni bir perspektif...

istanbul