23 Aralık 2014, Salı
saat: 21:19




- Do not pity the dead. Pity the living, and, above all, those who live without love.


10 sene önce, havalar daha soğukken ve hatta kardan kıyametten ilk sınavlarım iptal olurken; oysa içinde bir an bile geçirmeye tahammül edemediğim o evden kaçmak için başka bahanem olmadığından hapis olmuşken... yeni yıl, uzun bir yolculuk sonucunda kış ayazında bir şehre girmek, güzel, sıcak ama kıymetini o gün için bilmediğim bir sofra demekken sadece...

düşün ki şimdi o yollarda tüneller var, havalar artık sıcak, ayazlar daha narin..

10 sene önce tek derdi "özgür" olmak olan bir insan vardı, özgür olmanın sadece "istediğini istediği zaman yapabilmek" olduğunu sanan.. olmadığını sonra öğrendi ki konu hiç bu değil.

nereden nereye...

10 sene sonra.

Ocak 1, taşınılacak yeni masa, eski ama yeni insanlar, yeni hikayeler, yeni, sıfır bir kariyer demek. 10 sene sonra, Ocak 1, 6 senedir olduğu gibi, bir sonraki Ocak 1 için dua etmek demek. Aşkı kaybetmemek için, aileye kavuşmak için, sağlıklı olmak için, hayata aynı şekilde 4 elle tutunmaya devam edebilmek için.. Belki de ".."ları azaltmek için..

Sonuç?

Sonuç hep aynı.. Zaman geçiyor.. Özgürlük, aslında kendinle, sevdiklerinle ve hayatınla mutlu olmak anlamından öteye gitmiyor.. Zamanla azalan saçmalama hakkı yerini çokluğun verdiği cesarete bırakıyor..

--------------
Başka demiş üstat?

- You're the weak one. And you'll never know love,or friendship. And I feel sorry for you.

istanbul
hosting