30 Aralık 2014, Salı
saat: 00:29


Evet şimdi oldum ben güncem. Yazabilirim sana temiz temiz.


Annem kısmının süresince de 2. yılın sonunda da beyin ve vücut temiz çıkınca, 6 ay askere gitmeye karar verdim. Döndüğümde tekrar nüksetmişti ve sonrasında benim için süreç tekrar yorucu bir hal almaya başlamıştı.

Babamın kahpece askerden döndüğümün 1. haftasında lokmamı sayması siktir git çalış manasına geliyodu. Tabiki bunun ona sonrasında ne kadar pahalıya mal olacağından haberi yoktu :)

Bu sürecin sonrasında iş buldum ve resmen "haftada 1 gün annemle hastaneye gitmek zorundayım kemoterapi için" şartımı kabul eden bir şirkette işe başladım. Gerçekten bu şartlar altında birisini nasıl işe alırlar hala aklım almıyor ve beni sadece "bu çocuk iyi biri heralde dursun şimdilik burada" zihniyetiyle yaptılar. İşe girdiğim günden çıktığım 6. aya kadar bana elle tutulur 1 tane iş verdiler , onda da ortalığın amına koydum zaten :D Bana iş çıkaranın amına koyuyorum işin açıkçası...Şirket katalogunu yetiştirmem için sorumluluğu bana verdiler ve yani dünya tarihinin en çirkin katalogunu çıkardım.

Velhasıl o süreçlerde götüm kaşındığı için ve aponunda gazlamalarıyla bu işte çalırken 15bin tl sermaye ile tarlabaşında apart otel işine girdim. bu esnada artık neredeyse haftada 3-4 gün cig araya sarıyoduk ve kafam hiç yerinde değildi ama bu işte gerçekten sıkılmaya başlamıştım.

Bu esnada annemde artık sıkıntılar baş göstermeye başlamıştı ve beyinde acil ameliyat gerektiren bir durum gerçekleşmişti. Bu esnada doktor bulunuldu ve bu süreç tabiki tarafımdan gerçekleştirildi. Bir şirkette çalışıyor olmama rağmen bunun için çok kafam rahat şekilde izin alıp hastanelere gidip işleri halledip eve döndüğüm bir şirkette çalışıyordum. Bak hala inanamıyorum nasıl bu şartlar altında birisini işe alırlar yani. Herifin bu kafadayken ne yapmasını bekliyorsunuz :)

Sonrasında babamız ukraynadan 20 yılın sonunda teşrif etti ve çıkan savaşın etkisiyle, işlerin de bitmesi sebebiyle aslında annem için dönmüş gibi yaparaktan eve çöktü. Hayatımızın tam ortasına erkek aslanlar gibi, bunlar zaten benim sayemde oldu gibi saçma sapan bir egoyla, herşeye saygısızca yaklaşarak ortalığın tabiri caizse anasını sikti sevgili günce. Her siktiri boktan şeye takılmalar, burası benim evim istediğim gibi olması herşey, deterjanı az koyun, tuvalet kağıdını idareli kullanın, yağlı yemek yapmayın kokuyor, niye her akşam yemek hazırlıyosunuz, her gün ayrı yemek mi yapılır masraf çıkarmayın gibi binlerce konuda fikir beyan edip, insanları kendisinden nefret ettirme konusunda çok başarılı bir noktaya kısa süre içesisinde ulaştı. Gerçekten bir insan bu kadar saygısız, bencil ve şımarık olmayı nasıl becerebilir aklım almıyor. Paylaşım ve empati sıfır; tamamen strateji, plan ve çıkardan oluşan bir karar mekanizması.Hayatı boyuncada kahraman olamayışının sebebi her zaman bu olduğu için ve bunu kabullenmek istemediğini için tavrını hiç bozmayıp aynı şekilde devam ettiriyor.

Sen varın yoğun neyse gözden çıkartıp yarını düşünmeden o durumu tamamen düzeltmek için herşeyinden feragat etmeyi göze almak zorundasın. Evin villan gerekirse hepsini ipotekleyip sıfırlanana kadar karını, eşini, yoldaşını, çocuğunun anasını kurtarmakla yükümlüsün. Gerekirse 80 yaşına kadar yaşayıpta o borcu ödemekle yükümlüsün.Bu senin değer algın değilse sana herkesin verdiği değerde o kadar olmak zorunda. 50 yaşında cesaretin kadar ufak bir odada, körfez manzarasına bakarak kendini tatmin ediyor kardeşinin sana verdiği ufak odada. Yapacağı hiç bir iş yok ve özgürlüğünü bekliyor. Ben öyle özgürlüğün amına koyayım diyorum ve işte bu noktada sonsuz çatışmaya giriyoruz. Paranın bu hayatta ne kadar önemli olduğunu anlamak için çok güzel bir dersti. Seni çocuğu olarak değil parayla yönetmek istediği birisi olarak görüyor sadece. Paran varsa konuş, yoksa benim dediğimi kabul etmek zorundasın tavrı herhalde insana paranın hangi durumlarda değerli olduğunu hatırlatıyor.

Annene hep daha iyisini vermek istiyorsun ve bunun imkanı olduğunu biliyorsun ama karşı taraf bunu karşılamayı kabul etmeyince anlıyorsun ki art niyetli taraflar var. İçinde iyi niyet olanın o esnada daha iyi olduğunu kabul etmekten çekinmediği durum için elinden gelen maddiyatı sağlaması gerekmez mi? O kadını haliç manzaralı eve taşıyıp her gün boğaz görmesini sağlamanın mutluluğunu hangi parayla ölçebilirsin.

Gene yoruldum, kafam başka yerlere gitti yine. konuşuruz sonra.

saat: 03:18

şöyle bi püskevit falan olsaydı yatmadan önce.

istanbul
hosting