|
07 Ocak 2015, Çarşamba
saat: 10:43
Eski çalıştığım firmalarda karlı sabahlarda sabah evden çıkıp işe gidebilmek için uğraşırdım.Hele Beşiktaşta son derece çetin bir taksi kapma mücadelesi olurdu.Genellikle de 30-40 dk taksi için o sokaktan bu sokağa koşturup, taksi bekleyen başka kişilerler birbirinin önüne geçip, en sonunda taksi maksi bulamayıp kös kös otobüs duraklarına yürüyüp bi de orda uzun bir sıra beklerdim. Beşiktaştaki ev tabi ki 45 derecelik bir yokuşun tepesinde olduğundan evden çıkınca akşam eve geri girmem de ayrı bir macera konusu oluyordu. Ofise vardığımda götüm başım su içinde olduğundan depodaki çoraplardan falan giyiyorduk ayağımıza.12 gibi İKdan mail geliyordu çıkışı saat 3e çektik diye, zaten 10da varabilmişim işe , 3te de çıkacağını öğrenince niye geldim ki o zaman diyorsun. Şimdi aynı şey olmasın diye kar mar yağınca ekibe diyorum ki ofise gelmeyin hocam, herkes evinden çalışsın misler gibi sıcacık.Nasıl olsa bizim iş bi PC bi telefonla halloluyor, ne gerek var o kadar insanı tolda telef etmeye.Zaten küçük bir ekibiz,kimsenin yayma gibi bir şansı yok eli mahkum çalışacak evden.Şimdi de önümde cam açık, minik minik kar atıştırıyor, ayağımı uzatmış kucağımda laptopımla oturuyorum.Kedicik ayak ucumda ağzı açık uyuyor.Kociş mutfakta kahvaltı hazırlıyor.Hayat bugün de güzel. | ||
|
|
||